Ne bir yarınımız var bu şehirde ne de bir dünümüz
sadece silikleşmiş ruhların içinde yaşıyoruz. Bitmeyen yollar üzerinde yorgun adımlarla ilerliyoruz
ne bugünümüz var ne de anımız öylece duraklıyoruz yağmurlu bir havada. Kurumaya durmuş kalbimizi serpiştirmeye biliyorum ki tekrar tekrar tükenecek seçenekler tekrar tekrar duraksayacağız bu yolda
teker teker döküleceğiz defalarca öleceğiz.. yansımamızı gördüğümüz mavilerin içine mavilerin içine yansımamızı götüreceğiz koşacağız bulutların üzerinde durmadan bastığımız yeri farketmeden gideceğiz durduğumuzda ise düşeceğiz boşluğa
kaldığımız yerlerden ise geri dönemeyeceğiz susup arkamızı dönmeden tükeneceğiz solacağız her bir parçamız da dur durak bilmeyeceğiz bu arayışta
ne aradığını bilmeden...
"Her şeyden çok sıkıldığım bir evreye geldim. Tahammül seviyem yok artık. Kimseye gereğinden fazla katlanamıyorum. Kimsenin peşinden koşacak gücüm yok. Belki de bırakmayı öğrendim. Olacak her şey kabulüm, olmayana da üzülecek zamanları çoktan geçtim."
Artık yoruldum insanlara kendimi anlatmaya çalışmaktan yoruldum kendim savunmaktan yoruldum olmayacak şeyler için çabalamaktan yoruldum değmeyecek insanlar için kendimi yıpratmaktan yoruldum mutsuzken mutluymuş rolu yapmaktan yoruldum anlamayacak insanlar için anlatmaya çabalamaktan yoruldum