Sevgili okurlar, bu kitap gerçekten korkunç!
Yanlış anlaşılmasın, dili veya edebi değeri açısından güçlü, insan izlenimlerinde de detaylı ancak olaylar korkunç. İlk yarısı epey merak uyandıran bir halk hikayesiyken ikinci yarısı kesinlikle bilmek istemediğim, insanlara inancımın bitmesine yaklaştıran ve güven sorunu oluşturan davranışlara yer veriyor oldukça.
Otomatik Portakal kadar korkunç davranışlar var, sorun da bunların çoğunun çok yüksek bir oranla farklı yerlerde yapıldığı.
Ben Meksikada insanların düşünce, davranış ve hayatlarına dair bir bakış elde ederim diye düşünmüştüm. Kasırga, Meksika, sıcak hava filan derken kendimi cehennemde buldum diyebilirim. Bitti sandıkça yeniden başladı. Brendo'nın kısmı bahsettiğim kısım, oldukça uzun da.
Cinsellikten bahsetmesi bir kitabı değersiz yapmaz ancak bu şekilde açık açık ve ürkütücü detaylara yer vermesi beni çok çok zorladı. Bitsin artık diye dua ederken buldum kendimi.
Edebi açıdan gayet iyi, dili de akıcı. Rahatsız olmayacaksanız deneyin derim.
Okuyanlardan ricam Cadı'nın kızı nasıl oraya geldi ve o olay olurken neredeydi? Bitince ona ne oldu gibi konularda benim gözden kaçırdığım veya nokta bulma çabamda yarım yamalak geçtiğimden dolayı bilmediğim bu üç şeyi anladılarsa bana yorumda belirtmeleri.
İyi okumalar diliyorum.