Rastgele bir gün, rastgele bir saatte kitapçıda görür görmez edinmiştim diğer kitabını sevdiğim için. Ne arkasını okudum ne de araştırdım. Mükemmel bir kitap olduğunu hissetmiştim ve yanılmadım da.
Dün kendime yeni yılda okumak için kitaplar seçerken kenara ayırdım seni. Seçilenlerden bile önce okunmalıydın. Dün ilk sayfana göz attığımda çok dokunaklı bir kitap olacağını anlamış olmalıyım ve tam da az önce sonsözde tutamadım artık kendimi.
Roman..Türün roman olarak yazıldığı için bir yerde şüpheye düştüm. Acaba kurgu mu okuyorum dedim ki bu fikir benim hoşuma gitmemişti. Bu kadar içselleştirdiğim bir eser kurmaca olmamalıydı ve maalesef gerçekten de kurmaca değildi.
Hiç bu kadar yakın birini kaybetmedim ölmek anlamında, tanıdıklarım ölünce hissedemedim bile ve bu beni korkuttu hep. Sorunluyum sandım. Ama bir sayfada anlattığın bir kadının hikayesi benim için netleştirdi her şeyi. Ölümün kabullenişi zaman alabiliyor, bir anda çökebiliyor.
Hayatımdan eksilen insanlar hep ölürmüş gibi gitti, yas tutmak konusunda tecrübesiz kalamadım. Hatta içimde bir mezarlık saklarım. Dün bu kitaba başlarken bir şeyi farkettim kendimle ilgili. Oluşan mezarlık kişileri saklamıyormuş. Benim bir zamanlar sevilebildiğim anıları saklıyormuş.
Her neyse, o kadar güzel aktı gitti ki kitap. Teşekkür ediyorum sevgili yazarım. Bu kadar ağır bir konuyu bir eser haline getirdiğin için. Eminim herkes kendine dair bir şeyler bulmuştur bu kitapta. Ne zaman bilmiyorum ama çok yakında buralar okurlarınla dolup taşacak.
Minnetlerimle..