Beni çok yalnız bıraktın,anlıyor musun? Üstelik ben bu yalnızlığı senden gizleyeyim diye kıvranırken, sen beni avucunda tutmak azmiyle nelere el atmadın.
“Bütün o akşamlar, sabahlar, acayip ve girift
duygular, tereddütler, çılgın vuslatlar, hiddetler, kıskançlıklar
ve o kadar uzaklardan geldiği için o kadar tatlı, coşkun ve mest edici buluşmalar şimdi sadece kendi geçmiş zamanı olmuştu.”
“İnsandan ve hayattan iğrendiği,
etrafına kirli bir çamaşır sepetine, irinli bir yaraya bakar gibi baktığı haftalar. Bütün ömrü ve kendi vücudu bile ona böyle
görünmüştü.”