Her şeyi hatırlasaydık, hiçbir şeye katlanamazdık. Hem büyük acılara hem de büyük mutluluklara dayanabilmemizin nedeni bu acı ve mutlulukların küçük olaylardan oluşmuş büyük bir sis tabakasına bürünerek gelmesidir.
Bilmek ama eyleme geçmemek, hiçbir şey bilmemektir. Bizde de bilgi davranışa dönüşmüyor. Bizi kıran döngü devam ediyor.
Bizim lanetimiz hatırlayamamak değil, unutamamak. Ama yeni yollar açabiliriz. Bir örüntü ne kadar çok tekrarlanırsa o kadar güçlenir. Unutmak önceden pratiği yapılması gereken bir sanattır.