Nirvana

Nirvana
@Strms
Öğretmen
Üniversite
İstanbul
İstanbul
50 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN..
İnsanların belirli zaman ve belirli mekânlarda sair zaman ve mekânlara kıyasla duygularını çok daha yoğun yaşadıkları anlar vardır; bir düğün evindeki mutluluğun oradaki herkese bir sinerji olarak yansıması veya bir cenaze evindeki hüznün oradaki herkesi kuşatması ya da bir camide soluduğumuz manevî atmosferin bir cafede esamisinin okunmaması gibi. Bu manada kandil geceleri de diğer gecelere nispetle duygusal yoğunlukları daha çok havi bir gece, bana ve birçok Müslüman'a göre. Bir Müslüman'ın elbette her geceyi Kadir her geleni Hızır bilmek gibi bir duyarlılık içinde olması istenir/beklenir belki; ama nisyan ile malûl olması hasebiyle kaç kişi bunu becerebilir! İnsan, beşerdir şaşar, hata da eder, günah da işler, dili de sürçer, ayağı da kayar; ama bu cürümlerinden kaynaklı yükleri ömür billah çekmeye mecbur ve mahkûm değildir. Kul hatalarından kurtulmak, günahlarından arınmak, suçlarından azade olmak isterse ve böylesi geceleri de fırsat bilip kendine vesile edinmek isterse suç bunun neresinde? Kim demiş, kim iddia etmiş; sadece bir gece ibadet etmekle sütten çıkmış ak kaşığa dönüldüğünü, bütün günahlardan af ve mağfiret olunduğunu, cennetin garanti altına alındığını... Yok öyle bir şey! Bir kere tövbe etmek tövbe ettiğin şeyden tamamen uzak durmayı ve o her neyse onun tam zıddı bir tavır ve davranış içinde olmayı gerektirir. Rabbimiz tarafından bize emredilen ve Nasuh olarak isimlendirilen tövbeyi hakkıyla becermek de her kişinin harcı değil belki. Ama en azından insanlar yoğun manevî duygular yaşadıkları bu gecelerde bizden istenen tövbeyi gerçekleştirmenin yollarını arıyorlar. Belki sabah kalktıklarında birçoğu kaldığı yerden devam edecek, ama belki sayıları az da olsa bir kısmı büyük bir dönüşüm geçirecek. İbadetlerini sadece bu geceye hasreden insanlara
Nirvana
Kandiliniz mübarek olsun.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Slmkvrmcgl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.··
3 saatte okudu
·
2019 108. kitabı
Enbiya Yıldırım
9/10 · 338 okunma
Nirvana
Çok güncel bir konu hakkında...
Puan vermedi·112 syf.··
2018 126. kitabı
Göğü Delen Adam; Büyük Okyanus’taki Polinezya Adaları’nın yer aldığı Samoa’da yaşayan kabilelerden birinin reisi olan Tiavealı Tuiavii’nin Avrupa’da bulunduğu yıllarda zihninde oluşan Avrupa ve Avrupalılar hakkındaki düşüncelerini kendi ana dilinde taslak hâlinde kaydetmesi, sonrasında ise Erich Scheurmann’ın bu notları alıp, anlaşılıp anlaşılmayacağı endişesine rağmen Avrupa’nın insanlarına bir ayna tutmak ve onların kapalı olan gözlerini açmak arzusuyla Almancaya çevirmesi suretiyle ortaya çıkan bir kitap. Orijinal adı Der Papalagi olan kitapta Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır, ama aslında kelime literal olarak “göğü delen” anlamına gelmektedir. Kitapta, Papalagi’nin yitirdiği ama Tuiavii’nin sahip olduğu eleştirel bir bakış açısıyla ve yine Tuiavii’ye has bir ifade şekliyle Avrupalının bir başkasının gözünden kendisini görme imkânı sunulur. Uygarlık tutkunları için Tuiavii’nin bakış açısı ilkel, çocukça, budalaca hatta barbarca gelebilir, ama sağduyulu ve alçakgönüllü olanlar onun düşüncelerine hak verecekler ve kendilerini yeniden gözden geçirmeye mecbur hissedeceklerdir. “Çünkü onun bilgeliği herhangi bir eğitime değil, doğal bir yalınlığa dayanmaktadır.” Göğü Delen Adam’da Tuiavii’nin ilk olarak Papalagi’nin bedenini örtmesine ve bunun için kullandığı çeşit çeşit kılıflar ve örtülere dair görüşleri dile getirilir. Kadın ve erkeğin giymek veya kullanmak zorunda kaldığı çeşitli kıyafetler ve aksesuarlar üzerinden eleştirilerini dile getiren Tuiavii, anlam veremediği ve paradoksal olarak değerlendirdiği kimi tutumları beyaz adamın budala ve körlüğü ile izah etmeye çalışır ve Papalagi’nin gerçek mutluluğa sağır olduğu ve utancını gizlemek istediği için de kat kat örtünmesi gerektiğini ifade eder. Tuiavii’nin anlam veremediği bir diğer husus
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
Nirvana
Çok emek verilmiş bir yazı...
Dışarıdaki Havalar
10/10
·144 syf.··
2018 28. kitabı
Elinize aldığınızda adını dahi okumadan/okuyamadan gözünüzün görüş alanının tamamına hükmeden, kuraklıktan şerha şerha yarılmış bir toprak ve bu toprağın üzerinde çamurlara bulanmış bir çift ayak, deneme türünde yazılmış bir kitabın ön kapağında yer alan cazibesi oldukça yüksek bir resim. Susuzluktan dudağı çatlamış bir insan görüntüsündeki yarılmış toprak ile kına rengine çalan görüntüsüyle bir Anadolu gelininin ayağını anımsatan çamurlu ayak, var oluşları noktasında birbiriyle mütenasip ikili izlenimi veriyor ilk etapta. Toprağın insanın var oluşunun orijinindeki temel madde olması sebebiyle midir, bilmiyorum; muhatabının bakışlarını uzun süre üzerine hapsetmeyi başaran resim bakarken aynı zamanda düşünmeye de sevk ettiği için kısa bir süre sonra birbirinin aynı gibi duran iki unsurda var olduğunu zannettiğiniz ayniyetin aslında bir yanılsama olduğunu fark ediveriyorsunuz. Çünkü bakarken kuraklığın susuzluktan, çamurun ise suyun varlığından kaynaklanan bir sonuç olduğunu idrak ediyorsunuz.  Sonra hafiften bir kafa karışıklığı yaşıyor ve çözüm için kitabın adına yöneliyorsunuz: Dışarıdaki Havalar! Kupkuru, çorak bir toprak ve bu toprağa karşın bir çift ayağı sıvayan balçık hâlindeki bir başka toprak! Her ikisinde de birbirine zıt unsurların bu kadar iç içe geçmesi ve tablonun bütününde de görünüm açısından rahatsızlık veren herhangi bir durumun olmaması, bir yandan bize “eşyanın zıddıyla kaim olduğu” hakikatini hatırlatırken bir yandan da bizi, bütün bir kâinatta var ve bir arada olan bu zıtlıkların bilemediğimiz hangi hikmetlerle mebni olduğu noktasında uzun uzun düşünmeye davet ediyor. Daha bismillah diyemeden kapağındaki resim ile derin bir tefekkür ameliyesinin içine çekiyor insanı Dışarıdaki Havalar.  Dahası, varlığı bir öngörü ile de olsa besbelli olan satır
Edebiyat
Dışarıdaki HavalarNecdet Subaşı · Hece Yayınları · 20168 okunma
Nirvana
görünenlerin gördüğümüzle sınırlı olmayan bir yanlarının da olduğu hakikati..