Su

Mutlu insanlar bile bazı zamanlar çekilmez oluyorlar.
10/10
·125 syf.··
2020 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 01:17
Bir insana olan duygularımızın yerini başka insanların duygularıyla kapatmaya çalışmak, onun açtığı yaralara başkasını sarıp sarmalamak, onun çektirdiği ızdıraba hiç utanmadan karşındakini ortak etmek, onu unutmaya çalışmak için bile hemen karşımızdakine sokulmak, ondan göremediğin sevgiyi karşındaki insandan yüzsüzce istemek, onun için ağlıyorken senin için gözyaşı dökene yüreğindekileri açmak... İçimden bir şeyler kopup gitti kitabın sonunda.. Bende çaresiz hissettim sevgili dostumuz gibi benimde en az onun ki kadar yüreğim sızladı, sanki benimde yollarımı çıkmazlara sürüklemişler gibi nefessiz kaldım, dostumuz adına ben yoruldum.. Nastenka..Çok farklı bir karakter.. Sanki her insanın da içinde bir Nastenka varmış gibi.. Hepimizin daha siyah bir tarafı vardır kendi mutluluğumuz için başkasını harcarız, insanlarla olan ilişkilerimizi çıkarlar üzerine kurarız.. Aslında bu hepimizin karması.. Ya daha karşılaşmamıssındır ya da çoktan harcanmışsındır..
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Dokuz Yayınları · 2024102bin okunma
Reklam
Sevgili Doğa; Vazgeç insanlardan.Onlar senden vaz'geçti çünkü...
10/10
·196 syf.··
2020 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 13:50
Bitmeyen savaşın şimdi kim kazananı? Korkmadın mı? Verdiğin aldığından az niye? Sana emanet olan bu dünyaya,doğaya,hayvanlara bu kadar kötü davranıyorken kendine insan mı diyorsun.. Politika,siyaset,para,güç bunlar mı seni insan kılan şeyler bunlar olmadan insan olamıyorsun değil mi çünkü sen insan olarak içindeki hayvani içgüdünü bunlarla dizginlemeye çalışıyorsun.Peki bu sömürdüğün doğa senden bunun hesabını sormaz mı? Durdur bu dünyayı!! Şimdiye kadar okuduklarımın arasında en iyi çevre romanıydı insanın ekosisteme nasıl düşmanca davrandığının yazıya aktarılmış haliydi.Bu taş toprak bize emanet ve biz hala işleri nasıl daha da çıkılmaz hale getirsek diye uğraşıyoruz.Hala haberlerde hayvanların öldürüldüğünü görüyoruz hala ormanların-ciğerlerimizin-yandığını görüyoruz hala para peşinde koşan varlıkların yerlere tükürdüğünü hala ve hala insan olamayışımızın kanıtlarını haberlerde izliyoruz peki ne mi yapıyoruz gerçekleri terk edince sanki bir şeyler değişecekmiş gibi arkamızı dönüp başkalarının ses çıkarmasını bekliyoruz.. Utanmazsın insanoğlu,çok utanmazsın!!!!
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
Yüreğimin öfkesini dilim söylemek zorunda!!
10/10
·125 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 18:20
Hırçın Kız.. Bu zamana kadar okuduklarımın içerisinde en iyilerindendi dediğim bu güzel eser.. Hırçın kızın filmini izlemiştim çok güzeldi her şeyi ile.. Sonra filmi araştırmaya başlayınca filmin William Shakespeare'in Hırçın Kız adlı tiyatrosundan uyarlama olduğunu öğrendim hemen hırçın kızı aldım. Okurken gülme krizine de girdim,sinirlendiğim yerlerde oldu bağıra bağıra Katherina'ya saydım da... Kişilik olarak katherina da kendimi gördüm her şeyiyle maruz kaldığı ithamlar,iğnelemeler.. Evet sert birisi olabilir zor bir insan olabilir hırçın olabilir asabi olabilir topluma ne! Bundan size ne!! Herkes uysal yumuşak başlı itaatkar olmak zorunda değil bana göre bir şeyleri hemen kabul eden uysal kendi halinde insan olmak daha korkutucu..Sanki öyle olursam daha da toplum gibi olacakmışım, topluma benzeyip toplumun yargılarını sırtlamak zorunda kalacakmışım gibi geliyor Katherina'yı kitabın sonuna kadar desteklerken kitabın ortalarına doğru yavaş yavaş durulmaya başladı ondan sonra sayfa 124-125'te ki muhteşem(!!!) konuşmasını yaptı..Yıkıldım. Bir kadın olarak toplumun bizi istediği kılıfa sokmaya çalışmalarından,yargılamalarından,ee kadın dediğin sessiz uysal olur demelerinden artık bıktım. Hayır efendim yok öyle kadın istediği gibi asi de olur asabi de olur feminist de olur özgür de olur toplum yargısıymış,ahlak kuralıymış sökmez artık yemezler......
Edebiyat
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
Ölüme düşen yok olmaktır..
9/10
·236 syf.··
2020 12. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 21:24
Ne oldu şimdi? Ölüm nedir? Farklı farklı birçok cevabı burada sıralayabiliriz. Kimimizin günahıdır,kiminin hayatı,kiminin aşkı,kiminin derdi.. Peki bir gün ölüm insanlardan vazgeçerse ve onlara hatırı sayılır bir zaman boyunca uğramazsa ne olur? Bir zaman sonra bir anda ortaya çıkıp toplu katliamlar yaparsa katliam dedim ama sessiz sessiz,gizli gizli,bir de üzerine sana son günlerini yaşamak için bir zaman biçerse,ölüm mü sonunu getirir hayatın yoksa senin hayatım dediğin zaten çoktan bitmiştir de ölüm mü kapanışı yaptırır insana? Peki ölüm de çaresiz kalır mı? Aslında tanrı ölüme de bir kader yazmış mıdır? Daha da karıştırayım ortalığı peki ölüm aşık olabilir mi? Kader,irade..Aslında ölüme de tahsis edilmiş olabilir mi?.. Çok farklı bir deneyimdi benim için.Başında virgülden nefret etme sebebim olsa da,kafamı karıştıran,ne düşüneceğimi ne diyeceğimi şaşırtan bir eserdi.Ben kendi kafamda çok farklı bir son hazırlamışken Jose Saramago ters köşe yaptı nasıl bağladı nasıl bitirdi hala şoktayım.Bir deviri bitirdi Jose...
Edebiyat
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Belki bu şiir yarımdır?
10/10
·132 syf.··
2020 4. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2020 15:23
Hangimiz deliyiz? Kim akıllı,kim deli..Bize kalsa çok akıllıyız değil mi? Ya tam tersi bir durum varsa ya asıl deliler bizlersek ne olur? İnsanın akıllı olduğunu konuşması mı belirler,hareketleri mi,yazdığı kitaplar mı,yazdığı şiirler mi,duygularını yansıtma biçimi mi? Kusura bakmayın ama hepimiz deliyiz.. Asıl gerçekleri gören biz değiliz,o DÖRTDUVARA kapatıp deli dediklerimiz,deli sandıklarımız,yargıladıklarımız,hiçbirimiz göremiyoruz gerçeği belki de onlar gördükleri için deli diyoruz,Bize ulaşmalarına izin vermiyoruz onları öyle kabullenemiyoruz.Ne yaşıyorlar dinlemiyoruz,çığlıklarına kulaklarımızı kapatıyoruz,aşklarına gönüllerimizi.. Okurken nasıl yazmışlar,nasıl sevmişler ki bu kadar acı çekmişler,nasıl dışlanmışlar ki bu kadar kopmuşlar hayattan,nasıl susturulmuşlar ki kağıtlara sığınmışlar demekten alamadım kendimi..DELİ diye nitelendirdiğimiz bu insanların aslında belki onlara bir şans verilse bir Atilla ilhandan bir Nazım hikmetten bir Yahya kemalden bir Necip fazıldan farkının olmadığını her satırında gösterdi bana.. Belki de ellerini uzatmış bizi bekliyorlardır?.
Edebiyat
İniltiKolektif · Matbaa Teknisyenleri Basımevi · 19641,572 okunma
Reklam