Ne zaman öleceğinizi bilerek yaşasaydınız ne hissedersiniz? Ölüm bir nefes kadar yakınınızda olsa, sevdiklerinizi gördüğünüzde son görüşünüz olduğunu, yediğiniz yemeğin bu dünyada midenize girecek son lokma olduğunu bilseydiniz ne yapardınız?
Çok korkunç geliyor kulağa ama idam mahkumlarının hepsi bunları biliyor. Son aldıkları nefesin bile farkına varıyorlar.
Bir adamın idam edilene kadar yaşadıklarını anlatıyor bu kitap. İdamdan kurtulma ümidini, bu ümidin artık gerçekleşmeyeceğini anladığında oluşan çaresizliğini çok iyi hissetmiştim.
Bu kitap beni çok etkilemişti. Okurken idam mahkumuyla empati yapıp sanki idama adım adım yürüyen benmişim gibi hissetmiştim.
Sizin için insan diye bir şey yok mu? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.