Sükûnet

Cennetteki muhallebicide de garson onlarla ilgilenmeyecektir. Ağız tadıyla bir keşkül yiyemeden masadan kalkacaklardır.
Edebiyat
Reklam
Gunaydın nefes alanlar
Meyveleri gösterdin de ağaca çıkarma becerikliliğini esirgedin.
Edebiyat
Atımı getirin bana, yeni bir aşka... (topluma mıydı...)
Ben okumam, Kutbay! Bu çürümüş toplumda, geleneklerin üstümüze yığdığı bilgi süprüntülerini öğrenemem ben. Ben, yeni bir düzenin kurulması için katkıda bulunurum ancak. Bu tür sözlerle de yıldıramazsın beni.” “Peki, atının terkisindeki heybenin içi betik dolu. Onlar ne?”
Edebiyat
Ya odundur ya da deney kobayı (yakamıza yapışmış....
Kutbay tutturmuş: toplum çayevinin önünde oturup kızları bekleyecekmişiz. Tek başına bir kız gelirmiş sonunda. Kızla tanışmak için de nasıl davranmak gerektiğini anlattı uzun uzun. Olur, dedim. Bundan sonra ne denirse olmaz diyeceğim artık. Beni deney odunu yapacaklar sonunda.
Dünyanın sonu gelmişti; her şeyle acı acı alay edilebilirdi sadece.
Edebiyat
Reklam