"Sonuç olarak insan doğaya, insanın dünyasından ayrı olarak varolan tek bir bütün gözüyle bakmaya başladı. Doğadan bağımsızlaşması onu düşüncesinde de ayrı bir yere koymasını sağladı."
"Kapitalist ruh taşıyanlar, bugün, kiliseye tümüyle karşı olmasalar da kayıtsızdırlar. Cennetle ilgili can sıkıcı temalar, onların neşeli kişilikleri ile uyuşmaz. Din onlara, insanları bu dünyanın işlerinden uzaklaştıran bir araç olarak görünür.
"Tüketimin sınırlandırılması ile kâr peşinde koşmanın serbest bırakılmasını birlikte ele aldığımızda ortaya çıkacak pratik sonuç çok açıktır: asketizmin tasarrufu zorlaması ile biriken sermaye."
"Dünyada evrensel tek dil, sembol dilidir" böyle söyler Fromm. Ona göre sembol dilini anlamak, insanoğlunu anlamaktır. Zira ilk insandan bugünkü insana kadar bu dilin özellikleri aynı, muhtevası aynıdır.
Sembol dili insan rüyalarında ortaya çıkar. Rüyamızda korkularımızın kaplan, kaygılarımızın yılan olması boşuna değildir. Her biri tecrübe ettiğimiz hislerin bir tezahürüdür yalnızca. İşte bu evrensel semboldür, Fromm'a göre.
O rüyaları ne yalnızca bilinçdışı ne de yalnızca anlamsız olarak yorumlar. Ona göre rüyaların anlamları vardır ve öğrenilmesi gerekir. Birçok rüya için bu böyledir. Bazen bastırdığımız, görmeyi istemediğimiz duyguların tatmin yolu olur rüyalar. İşte Fromm, bu duyguların anlaşılması için onları sembol diline göre yorumlamak ister. Rüyalar, anlaşıldıkça sırları artan varlıklardır.