Ey bağrı yanık, güzel Çanakkale.
Yazık değil mi düştüğün şu hale?
Hâlâ her karışın kokuyor tarih,
Söyle seni yazsın hangi müverrih?
Düşman dedi: Saat beşte İstanbul,
Ondan sonra ederiz, Türkleri kul!
Hayır dedin, Çanakkale geçilmez!
Türk'ün zerre bir toprağı verilmez!
Hâlâ sendedir cümle şehit kanı.
Attığım her adım başka bir anı.
İngiliz'e ettin, Marmara'yı dar.
Senin gibi memleket nerede var?
Ey bağrı yanık, güzel Çanakkale.
Yazık değil mi düştüğün şu hale?
Unutuyorsun şanlı bir maziyi,
Bırak mazin inşa etsin, atiyi.
Toprağın altındaki meyyit sende canlıydın,
Belki burda gezerken pek bir heyecanlıydın.
..
Şimdiyse üstünde bir toprak örtüsü gördün.
Belki yaşarken öbür tarafa esvap ördün.
....
Dilerim kapılmadan yaşadın bir galata,
Dilerim cennette de binersin yağız ata.
....
Bak cihan sensiz hüzün taşıyor zerresinde,
Sende varsın cihanın eskice bir resminde.
...
Adımladığın sokak, senin sokağın değil.
Yaşadığımız bu asır senin asrın değil.
....
Ey toprak altındaki meyyit sen ki cisimsiz,
Sen ki, kaldın ölümde de yine bir isimsiz.
....
Çektiğin çilelerin ölümle bir son bulsun,
Sen ki, Hüda'ya bizden daha layık bir kulsun!