Sude Gücük

Sude Gücük
@Sude_gucuk
Jahan ranaliri ichre bilimdek bir güzel yar yoq
Sodom ve Gomore benzetmesiyle İstanbul
Puan vermedi·311 syf.··
2023 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 13:38
!Spoiler içerebilir! Okuması bayağı uzun süren, ha deyince bitmeyen kitap olan Sodom ve Gomore benim için çoğunlukla sıkıcı geçti. Kitabın konusu her ne kadar işgal yıllarında İstanbul'daki ahlaki yozlaşmayı anlatsa da sürekli belirli isimlerin çevresinde yarattıkları olayları okumaktan ruhum bulandı. Sürekli içimden zavallı Necdet hep bunlara katlanıyor diye geçirsem de Necdet karakterine de için için kızdım. Bazı anlar Necdet'in bunalımları had safhaya ulaşıp ya Anadolu'ya ya da savaşa katılmak istiyor. Bunu gerçekleştirmesi için sabırla bekledim ama olmadı. Bu beklentim Milli Mücadele dönemli romanlardaki karakterlerin mutlaka ya savaşa katılması ya da Anadolu için bir şeyler yapmasından kaynaklanıyor olabilir. Ama kitabın bu ahlaki yozlaşmışlık kısır döngüsü beni çok boğdu. Sürekli aynı yozlaşmışlıklar ve etrafında dönen isimlerden çok gına geldi. Leyla'nın çarpık ilişkileri, Marlow'lar Major Will'leri okumaktan bir iki hafta kitabı elime alamadım. Ama nihayetinde kitabın sonunda Necdet'i albayrağın gölgesinde sevinçle yaşarken, sokakta rahat rahat yürürken okudum ya bu işte romanı okuduğuma değdi. Yüzlerce kişinin tek bir seste birleştiğini gördü, iman ettiği Anadolu'sunun suretini İstanbul'da da gördü işte orada Necdet kadar ben de oh çektim diyebilirim. Keza hep pasif agresif halini okura da entegre ediyordu. İçinden yaşadığı duruma haykırmak geliyor, ideallerini suratlarına çarpmak geliyor ama Necdet hep bir köşede sinmiş pısmış bir şekilde agresif ruh bunalımlarıyla beni de bunalımdan bunalıma sokuyordu. Kitabın sonunda nihayetinde milliyetçi bir taassup sahibi olduğunu Llyod George hükümetinin başa geçmesinin Türk askeri zaferine masada gölge düşüreceğini savunan birinin neredeyse boğazına çökeceğini duyduğumda ben de kitabı artık gönül rahatlığıyla
Edebiyat & Roman
Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20246,7bin okunma
Reklam
İnsanlık Hakları mı Tembellik Hakkı mı?
Puan vermedi·56 syf.··
2023 2. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2023 18:35
Tembellik Hakkı !Spoiler içerebilir! Kitap kapitalizm döneminde proleteryanın ve burjuva sınıfının işçi sınıfı üzerinde dayanılmaz baskıları sonucu hiç insanca olmayan çalışma şartlarını ve ortamını ele alıyor. Kitap yer yer başka düşünürlerin konu hakkındaki fikirlerine yer veriyor ve anlatılan konuyu sağlamlaştırıyor. İngiltere'de çalışma saatlerinin düşmesinin ardından üretim veriminin arttığını gösteren sayısal veriler de anlatılmak istenen konuyu inandırıcı kılıyor. Sanayi devrimine insanlığın dönüm noktası olarak baktığımız perspektifin Lafargue fikrince kapitalist bir perpektif olduğunu gözler önüne seriyor. İşçi sınıfının insana benzemeyen çalışma saatleri ve çalışma ortamlarına sunduğu çözüm önerisi ise ,kitabın sonunda Ek kısmında belirttiği gibi, ta Aristoteles'ten, Platon'dan bu yana övülen Tembellik hakkıdır. Burada bu yanlış anlaşılmasın bu hakkın içinde elbette çalışmak var. Ama insan doğasına uygun ve teknolojiyi takip eder bir şekilde. Lafargue'ye göre: Zaten insan gücünün kat kat fazlası işi üreten makineler kullanılmalı ve insanlar üç saatlerini çalışmaya harcamalı. Böylece insanlar günlerini ve gündüzlerini aylaklık ederek kendilerini daha kıymetli işlere yöneltebileceklerdir. ''Ey Tembellik, uzun süren sefaletimize merhamet et! Ey sanatların ve soylu erdemlerin anası Tembellik, insanların dertlerine derman ol!''
Sosyoloji-Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Can Yayınları · 202013,3bin okunma