Kraliçe, kendisini sarayına götüren dar yoldan başka ülkesinin hiçbir yerini görmüyor; uzaklardaki köylerde açlıktan ölenlerin kendisi nasıl lanetlediklerini hiç bilmiyordu.
Çok genç yaşta intihar eden birini tanımıştım. Nasıl bir aşk acısı yüreğine özenle bir kurşun sıkmaya itmişti onu , bilemiyorum. Nasıl edebi bir duyguya kapılmıştı bunu yaparken ellerine beyaz eldivenler giymişti, bunu bilemiyorum ama bu üzüntü verici törensel ölümde asaletten çok sefalati hissettiğimi hatırlıyorum. Bu sevgiyle dolu yüzünün arkasında, bu insan kafasının içinde, hiçbir şey görememiştim, diğerlerine benzeyen küçük budala bir kızın görüntüsünden başka.
Sadece maddi servetimiz için çalışırken, kendi hapishanemizin duvarlarını örüyoruz biz insanlar. Hayata hiçbir kıymet katmayan, küllerin altına gömdüğümüz üç beş kuruşumuzla, tek başımıza oraya kapanıyoruz.