…merhamet duygusu iki tarafı keskin bir kılıç gibidir.Onu kullanmasını bilmeyen,vazgeçmelidir bu işten.Tıpkı morfin gibi merhamet de başlangıçta hastaya iyi gelir,onu yatıştırır,bir ilaç gibidir âdeta.Ama dozunu kaçırdınız mı ya da frenlemesini beceremediniz mi,merhamet öldürücü bir zehir hâline geliverir.İlk enjeksiyonlar faydalıdır,hastayı yatıştırır,acısını keser.Fakat insanın ruhunun da,bedeninin de,her şeye alışmak gibi olağanüstü bir hassaslığı vardır.Nasıl sinirler gittikçe daha fazla morfin isterlerse,ruh da gittikçe daha fazla merhamet ister.Sonunda da sizin kendisine verebileceğinizden daha fazlasını arar.Nihayet öyle bir an gelir ki insan “hayır” demek zorunda kalır.Kendisine “hayır” dediğiniz kimse ona yardımı reddetmiş olsaydınız sizden daha fazla nefret eder ama siz yine de ona böyle demek zorunda kalırsınız.Evet teğmenim,insan merhametini dizginlemesini bilmeli,yoksa büyük aldırmamazlıktan daha fazla kötülüğe sebep olur o.Tefeciler de bilirler.Bunların hepsi merhamete kapılsalardı hiçbir iş yürümezdi.Tehlikeli bir şeydir bu merhamet,çok tehlikelidir hem!..