Kitap içeriğinde, ara ara hikayeden uzaklaşıp Paris, Kilise vb. ile ilgili betimlemelere yer verilmiş. Başta konu hikayeden dağıldığı için odaklanamamıştım ancak kitap hakkında ufak bir araştırma yapınca, kitabın asıl adının Notre Dame'de Paris olduğunu ve çeviri hatası ile Notre Dame'in Kamburu olduğunu öğrenmiş oldum. Kitabın yazılış amacının katedrali tanıtmak olduğu için, hikayeden yer yer uzaklaşıp betimlemelere gidilmesi oldukça mantıklı geldi.
Kitapta 4 karakter üzerine duruluyordu. Kambur, çarpık, sağır ve çirkin Quasimodo; Yakışıklı, gösteriş meraklısı, bencil ve vicdansız Phoebus; Yaşlı, çıkarcı, samimiyetsiz ve kinci Rahip Claude Frollo; Güzel, saf, dikkat çekici Esmeralda.
Tüm karakterlerin birleştiği tek nokta Esmeraldaydı. Hepsi bir şekilde Esmeralda'yı seviyordu. Quasimodo, kendisinin çirkin olduğunun farkındaydı ve Esmeralda'nın kendisine karşı hiçbir zaman bir sevgi hissetmeyeceğini de biliyordu. Esmeralda, Quasimodo'dan çirkin olduğu için yer yer ürküyordu ve bu da karakterin dış güzelliği ne kadar bağlı olduğunu gösteriyordu.
Esmeralda ise deli bir şekilde Phoebus'u seviyordu. Yakışıklı ve genç bir yüzbaşıydı Phoebus. Ama Esmeralda'yı gerçek anlamda sevmiyordu, bir kaç yalandan söz ile Esmeralda'ya sahip olup ardından bir kenara atmayı düşünüyordu. Esmeralda ise yalan sözlerine büyülenmişti ve deliler gibi aşık olmuştu. Kitap ilerledikçe Esmeralda'nın, Phobeus'un ismini sürekli sayıkladığını ama Phoebus'un bir kere arkasına dönüp bakmadığını görüyoruz.
Beni kitap boyunca en çok deli eden karakter ise hiç şüphesiz Rahip Claude Frollo olmuştur. O çok sevdiği Esmeralda'ya kendi sahip olamadığı için, Esmeralda'nın sonunun darağacında bitmesine neden olan karakter. Kıskançlığı ve kinciliği o kadar yüksekti ki aşkı bile o duygulara engel olamadı. Hem