“Ben aslında kendim olunca, her şeyden kaçıp kurtulunca karşılaşmak istiyordum seninle. Kendi benliğimle, kendi anılarımla ve kendi zayıflıklarımla. Bunun için sana o fotoğrafı gönderdim.
Kız arkadaşım kahveyle geldi, karşılıklı oturup içtik. Yağmur damlaları pencerelere vuruyordu ara sıra. Zaman ağır ağır geçerken, oda serinlemeye başladı. Ampullerin sarı ışığı odanın içinde çiçektozları gibi uçuşuyordu.