Odadaki gaz lambası, Buson’un resmi, hasır döşeme, kitaplığım, nasıl söylesem, sanki odada varmışlar da yokmuşlar gibi ya da yokmuşlar da varmışlar gibi oluyor. Etrafımdaki eşyalar bir görünüyor bir kayboluyor. Ama odaya uğramayan tek şey yıllardır peşinden koştuğum, arayıp da bulmaya çalıştığım ancak bir türlü erişemediğim hiçlik.
Petrarca bir sonesinde, Yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır, diye yazmış. Evet, konuşabildiğine, yazabildiğine, sözcükleri sıralayabildiğine göre, bu muhtemelen kederin küçük ateşidir.