Umut bitince dönmenin pek bir anlamı kalmıyor çünkü. Bakıyorsun, dönebileceğin bir yer değil artık orası, kendini mecburen yeniden düzenliyorsun. Kendini başka bir ihtimale ikna ediyorsun. Kalp de soğuyor bir gün. Yaşamaya devam edebilmek için buna mecbur çünkü.
“Aslı, karım yani, eski karım demeliyim artık gerçi, bana ‘Git’ dedi. Ben de artık kalmanın tuhaf olacağı bir noktada inat etmedim, onu dinledim”, yerden bir taş alıp aşağı doğru attı, taş yuvarlandı, yuvarlandı, ileride bir çalıya takılıp durdu, “Aşk bitti. Bitmiş yani, öyle dedi.”
Hayatımız sıkıcıydı ama kalplerimiz biri tarafından paramparça edilmemişti. Ve bu iyi bir şeydi. Rüya mütevazı mahallemizden bir akşamüzeri çıkıvermiş bir rüzgar gibi esip geçmiş, birkaç yıl sonra da unutulmuştu. Handiyse yaşanmamış, sadece kulaktan kulağa anlatılagelmiş eski bir hikayeydi artık. Çok güzel kadınların muhakkak can yaktığı o eski zaman mitoslarından biri.