Gazze’deki kardeşlerin için duayı ihmal etme!
Şeytanın seni gevşekliğe düşürmesine sakın izin verme.
“Dua etsem ne olacak ki?” gibi bir düşünceye kapılma.
Bu, şeytanın bir tuzağı ve Allah hakkında kötü zan beslemektir.
Elinden geldiğince kardeşlerin için çokça dua et.
Ve duanla büyük bir cihad et.
Perde kaldırılsa, mazlumlar için edilen duaların nasıl tesirler meydana getirdiğini görsen, hayretler içinde kalırsın.
Ama Allah Teâlâ, duanın etkisini gizlemiştir;
ta ki samimîlerin yakîni ile şüphecilerin tereddüdü ortaya çıksın.
Evet, belki de bu sabır, bu direniş, bu izzet ve düşmanların yüreğine düşen korku…
Bunların hepsi duaların bir neticesidir.
Ne güzel bir kıssa:
Salih bir kimse şöyle anlatıyor:
“Gazze’deki kardeşlerimizi, yaşadıkları zulmü, katliamı, kuşatmayı düşündüm.
Gecenin son üçte birinde kalktım, onlar için dua ettim, yardım istedim, var gücümle yalvardım.
Sonra uyuyakaldım…
Rüyamda kendimi onların yanında, savaş meydanında gördüm.
Düşmanla savaşıyor, onlara karşı koyuyor, onları savunuyordum.”
İbn Teymiyye şöyle der:
“Cihad, bazen bedenle savaşmakla olur, bazen savaşın sevk ve idaresiyle...
Bazen de Allah’a yönelip dua etmekle olur.”
Ve Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Siz zayıflarınız sebebiyle yardım görür ve rızıklanırsınız: Onların duaları, namazları ve ihlâslarıyla.”
İbn Teymiyye – Câmiʿu’l-Mesâʾil, 9/430