Ey imam edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa Kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böyle birisinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar.(Bakara 264)
İçinizden, insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir; Siz insanlık için meydan çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz; iyiliği emreder, fenalıktan alıkoyarsınız ve Allah'a imanınızda devam edersiniz. ( Âli İmran, 3/104,110)
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise İlk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisini adil olduğunu söylemişti. HAKLI OLANI GÜÇLÜ KILAMADIĞIMIZ İÇİN DE GÜÇLÜ OLANI HAKLI KILDIK.
Allah işitenlerin en iyi işitenidir. Kul O'nun kapısını ne kadar cılız bir şekilde çalarsa çalsın, O duyar. Ve Allah cömertlerin en cömertidir. İcabet edenlerin en iyi icabet eden. Ama buna rağmen, Allah kapıyı İlk başta açmaz. Cılız çalsak da açmaz, kuvvetli çalsak da. Bekler. İster ki tekrar çalalım. Samimiyetimizi görmek ister. Kararlılığımızı. Ona olan arzumuzu. Şevkimizi, sevginizi.