Bütün ömür boyu damla damla biriktirdiğimiz hüzünlere,kederlere sonradan tek bir kişinin sebep olduğunu sanmak ne büyük yanılsamadır. Ama insan beyni, kendini aldatmakta ustadır.
Şu hayatta en köklü alışkanlıklar terk edilebilir, kişilik bozuklukları düzeltilebilir, en sıkı dostluklar tavsayabilir, hatta bağımlılıklar bile aşılabilirdi, ama belki de değiştirmesi en zor şey insanın bir yere duyduğu aidiyetti.
Neden ayrılamıyorduk kanıksadığımız sokaklardan, şehirlerden, tekrarlardan? Bizi mutsuz etse bile yaşadığımız mekân, niçin bırakıp gidemiyorduk uzaklara? Bilinmeyene?...
Unutmamak lazım ki düne dönme hakkınız yok ama yarın için yaratacağınız bir dünya var.
Peki neyi seçeceksiniz?
Bugünden bu dünyayı yaratmaya başlamayı mı yoksa o kapının önünde bekleyerek zaman kaybetmeyi mi?