"Aydın olmak, efendiler gibi giyinmek ya da boyna kolalı bir yaka, kafaya şık bir şapka takmak demek değildir. Aydın olmak, halkın beyni olmak demektir. Sizler halkın aklını, iradesini, kuvvetini, halkın vicdanını uyandırmakla yükümlüsünüz. Halkın bilincini uyandırmakla...
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.