"Bence bütün canlılar içinde en talihsiz olanıdır insan. Başka hiçbir varlığın özüyle ilgili kaygıya kapıldığını veya doğasıyla ilgili sorular sorduğunu görmedim ama biz insanlar her sabah uyandığımızda o özü ve doğayı yeniden tanımlamak zorundayız."
Onu daha iyi tanıdıkça, Almanlara özgü kimi davranışları epey abartılı bir biçimde içselleştirdiğini gördüm. Belki de bu şekilde daha çok kabul göreceğini, onlardan biri olacağını düşünüyordu.
Uzun bir aradan sonra şiir okumaya geri dönüşümü sağlayan kitap Kendi Gök Kubbemiz oldu ve bu kararı vermekte hiç de pişman olmadığımı söylemeliyim. Çünkü neredeyse her şiirde kendinizden bir parça bulabileceğiniz bir eser. Tabii eğer sizin parçanız bu ülkenin parçalarından oluşuyorsa.
Yahya Kemal tam bir İstanbul aşığı, bilirsiniz o meşhur röportajı: "Ankara'nın en çok nesini seviyorsun?" diye sorarlar Yahya Kemal'e o da "İstanbul'a dönüşünü." der ve bu tarz bir sevgiyi her şiirinde görmenin ötesinde, İstanbul sokaklarında attığı her adımı şevkle atıyor olmasından anlıyorsunuz. Sanki o aynı sokaklardan bizim gibi alelade yürümüyor da İstanbul'un büyüsüyle raks ediyor.
çevirdiğiniz her sayfada aslında şair bir yaş daha alıyor ve kitabın son yarısında artık ölüm ve son yolculuk üzerine şiirleri yer alıyor. Ancak bu şiirler bile bir isyandan çok vuslatı bekleyen bir aşık gibi... Koca ömrü -belki de oldukça kısa- bir yolculuğa benzetiyor ve şiirleriyle bizi asıl yolculuğun hem varlığına hem de aslında o kadar da kötü olmayacağı gerçeğine hazırlıyor.
Herkes bir kere yaşar hayatı, ancak kitap okuyanlar defalarca. Eğer bir insan ömrüne panoramik bakmak istiyorsanız bu eser fazlasıyla sizi tatmin edecektir.
Kitaptan Alıntılar (Alttan yukarı doğru okursanız yukarıda bahsettiğim etkiyi bir nebze hissedebilirsiniz diye umuyorum.)
-"Rûh ufuksuz yaşamaz."
"Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yâhud gül."
-"Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyâh ufka bakar gözleri nemli.
Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!
Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile