Camdaki Kızı üç günün sonunda bitirmiş bulunuyorum ama bana üç asır gibi geldi.Doğdugun Ev Kaderindir dizisi de bu kitaptanmis bunu da öğrenmiş bulundum. Bunu bir gün söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama Gülseren Hanımın kitaplarının diziye uyarlamaları çok daha başarılı ve duyguyu geçirebilen diziler olmuşlar.Bir ara acaba kitabın dizisini izlemesem de fragmanlara illaki maruz kaldığım için ,bazı olayları bilmek mi kitabın heyecanını yitirdi diye düşündüm ki Aşk-ı Memnuyu her iki uyarlamasını da seyrettiğim halde elimden düşürememiştim.Bu kitap ile bir aydınlanma da yaşamadım. Yazarın doktorluğu iyi olabilir ancak kalemi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim,cümlelerin basitliği beni rahatsız etti sadece bu da değil her fırsata kendi hayatını araya sokması da öyle. Bir de konuşmaların arasına eklediği kendi fikirleri var ki biçim olarak bir Tanzimat Romanı gibiydi.Tanzimat Romanlarındaki gibi okuma zevki vermiyor ama.Evet konular ilginç ama Peyami Safa olsa ,bu konuyu işlemiş olsa ne güzel yazardı dedim kendime ya da bu olayı bir de Mehmet Rauf'dan okumak istedim. Tabi ki Gülseren Budayıcıoğlu'nu bu edebî büyüklerimizle asla kıyaslayamam ama hikâye ilgi çekici olduğundan ruhumda onların kaleminden bu hikayeyi okuma isteği doğdu çünkü bu kitabın yazarı ruhumu cümleleriyle doyuramadı. O kadar abartıldığı gibi gelmedi bana bu kitap.Bir daha kitabını okur muyum ? Bedava verirlerse evet ama almam şahsen.Yine de her kitabın okuyucusu farklıdır. Kitaplarla insanların da ilişkisi vardır bence her kitapla her insan anlaşamaz biz de bu kitapla anlaşamadık,birbirimize göre değilmişiz ama çok sıkı dost olduğum kitaplarım var ve kimi insan da onlarla anlaşamamış. Hoşca Kal Camdaki Kız ,İyi ki bittin...
Sevil Atasoy'u severek takip ederim ancak bu okuduğum ilk kitabı.Öncellikle şunu söylemeliyim beklentimin altında kaldı. Kriminal olaylara,adli hayatın içine ilk kez girecek olsaydım beklentimi karşılayabilirdi anca burada bilmediğim beni şaşırtan,öğreten bilgilere rastlamadım ki bu alanda olan büyük merakımdan yaptığım araştırmalardan kaynaklanıyor bu.Ayrica bazen öyle şeyler yazmış ki insan eee bacım gezi,tarih ,hatırat kitabı mı yazdın yoksa adlı inceme mi ?bir karar ver diyesi geliyor öyle ki bazı yerleri metni bozan paragrafı bulun sorusu gibi.Bir de Tedx konuşmasını alakasız bir şekilde yazıya aktarıp izleyebilirsiniz demiş.Canım Kanıt Teyzem izlemek istersem acar izlerim bir de niye kitabında dayatıyorsun?Genel olarak verdiği adlı olaylar güzeldi,okunur hele ki yeni yedi adli dünya ile tanışıyor olsaydım çok severdim ama yıllardır bu olayları okuyunca bir tık normal geldi bana.Son olarak hep haberlerde verilen cinayet olaylarına tarafsız kalır aralarında ne oldu bilmiyorum,belki katil bile değil bir şey söylemem dediğim için eleştirilir hatta vicdansızlikla bile suçlanirim ancak bir kez daha tarafsız kalarak ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anladım. Eee ne demiş Sherlock Holmes "There is nothing more deceptive than an obvious fact." Yani apaçık görünen bir gerçek kadar aldatıcı bir şey yoktur. Neyse kendisinin bir kitabını daha alio okumayı düşünüyorum o da böyle olursa bir daha kitabını alıp okumam ancak polisiyeye ilk kez ilgi duymaya başlayalar,adli dünyayı tanımayanlar,tanımak isteyenler için muhteşem bir başlangıç olur.Kötü değil ama daha karmaşık,ilginç bilgilerle dolu olsun isterdim ama yine de sevdim hemen de bitti zaten.