IŞIKLAK
korkma bu kadar karanlıktan
düşünce loşluğa dünyan
hemen ışıkları yakma
alışır gözlerin sabret
ışığı
yolun başında tüketme
kör karanlıklara sakla
Hilkat ve ve Fıtrat
yanasın diye varsındır
Âşık olasın diye değil
sen rüzgârsın o taş
üzerinden şöyle bir
esemezsin
kalemi eline aldıran
yine yaşanmamışlıksa
yazasın diye varsındır
yaşayasın diye değil
sen lanetli itilmiş tür
kuytu yoksa dokunamazsın
dolaşamaz dudakların
güneşe batmış o tende
adını bile soramazsın
Hiç boşuna eşyayı kırma
acısını onlardan çıkarma
tenin kadar sana ait
utançtan gebermeden asla
bu lanetten kurtulamazsın
yanasın diye doğmuşsun
sana faniyi sevmek haram
sevsen de bil ki yalan
soyun artık kabuğundan
çekirdeğinle beraber yan
Yan
yan