Okuma alışkanlığı kazanmak isteyenlere tavsiyemdir. Duygusal terkedilmişlikle mücadele eden MOMO dünyaya karşı güvensiz, alaycı ve erken yaşta yetişkinleşmek zorunda kalmış bir çocuktur. Babası tarafından sevilmediğini düşünen annesinin onu terkettiğine içerleyen karakter, okuduğum her sayfada sanki bana şunu soruyor.
Bir insan sevgi görmeden büyürse hayata nasıl tutunur?
Siz tam soruyu cevaplayacakkken ortaya Mösyö İbrahim çıkıyor. Her şeye rağmen MOMO'yu bağrına basan, gittiği yolda arkasında duran kimi zaman ışık tutan MÖSYÖ İbrahim benim favorimdir.
Bir diğer önemli tema da mutluluk meselesidir. Kitapta mutluluk, insanların çoğu zaman düşündüğü gibi sahip olunan şeylerle ilişkilendirilmez. Daha çok hayatı kabul etme biçimiyle ilgilidir. Mösyö İbrahim'in bilgeliği burada yatar. Hayat kusurludur ama yine de sevilmeye değerdir.
Bu yüzden kitap, baba-oğul ilişkileri, yalnızlık, aidiyet ve sevginin dönüştürücü gücü üzerine kısa olmasına rağmen beklenenden daha derin bir eser olarak okunabilir.