‘’Çocuklar belli dönemlerinde özel bir nesneye bağımlı olabilir. Bir zamanlar battaniye, peçete, annenin eşarbı ya da bez bebek olan bu özel nesne ilk doğum gününden önce ya da sonra, özellikle uyanıklıktan uyumaya geçiş gibi zamanlarında onun için önemliydi. Bu nesne çocuğu dış, yani paylaşılan gerçeklikle buluşturur. Hem çocuğun hem de annenin parçasıdır. Çocuk okula giderken bu nesneyi götürebilir. Çocuğun okula, bebeklik çağının bağımlılığına, ilk süt çocukluğuna, annesini ve dünyayı kendinden ayrı olarak fark etmeye henüz başladığı zamana kadar giden annesiyle ilişkisinin bir parçasını götürdüğünü söyleyebilirim. Çocuk başparmaklarını emebilir ya da tırnak yiyebilir. Güven kazandıkça bunlardan vazgeçer. ‘’