Sum

Sum
@Summmluv
She smiles. She says his name. Ender Wiggin, my precious.
"Halkının çoğu Hıristiyan oluyor. Şu insanların beraberlerinde getirdikleri tanrıya inanıyorlar." "Sen Tanrı'ya inanmıyor musun?" "Bu soru hiç aklıma gelmedi. Nasıl başladığımızı hep biliyorduk. Siz evrim geçirdiniz. Biz ise yaratıldık. "Bir virüs tarafından." "Tanrı'nın bizi yaratması için yarattığı bir virüs tarafından. "O zaman sen de bir inanansın.' "İnancı anlıyorum." "Hayır, inancı arzu ediyorsun. "Onu inanıyormuşum gibi davranacak kadar arzu ediyorum. Belki de inanç budur." "Ya da bilinçli bir çılgınlık.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Qing-jao, tanrıların kendisiyle konuştuğundan utandığı için değil, kirli olduğunu öğrenenlerin ondan tiksineceklerinden emin olduğu için ellerini yıkadığını sakladı.
"İnsanların en tatsız yanı başkalaşım geçirmemeleri. Senin halkın ve benimkiler birer tırtıl olarak doğuyorlar, ama üremeden önce kendimizi daha yüksek bir biçime dönüştürüyoruz, insanlar ise tüm yaşamları boyunca tırtıl olarak kalıyorlar." "İnsanlar da başkalaşım geçiriyorlar. Durmadan kimliklerini değiştiriyorlar. Ancak her yeni kimlik, henüz ele geçirdiği vücudun sanki her zaman sahibiymiş olduğu hayaliyle gelişir." "Böyle değişiklikler yüzeyseldir. Organizmanın doğası aynı kalıyor, insanlar bu değişiklikleriyle çok gurur duyuyorlar, fakat hayal edilen her değişim, o bireyler her zamanki davranışlarını tekrarladıkları için, yeni birtakım mazeretlere dönüşüyor." "İnsanlardan, onları anlayamayacak kadar farklısın." "Sen de insanlara çok benziyorsun, cünkü onları bu kadar berrak bir şekilde görebiliyorsun."
Evet, inatçı, dik başlı, hükmedici ve sonuca varmakta aceleci bir kadındı. Fakat aynı zamanda karşıt fikri dinleyebiliyor ve gerektiği zaman fikrini değiştirebiliyordu. Dinleyebiliyordu ve böylece Miro konuşabiliyordu.
"Sen Demosthenes'sin, değil mi? Andrew söyledi." "Evet." "Yani Yabancılığın Hiyerarşisi'ni öğreten. Utlanningler kendi dünyamızdaki yabancılar. Framlingler kendi türümüzden, fakat başka bir dünyadan olan yabancılar. Ramanler başka türden olan, fakat bizimle iletişim kurabilen ve insanlarla beraber var olmaya alışabilen yabancılar. Sonuncu ise Varelse ve Pequeninolar ne?" "Pequeninolar Varelse değil. Ana Kraliçe de öyle." "Ama Descolada öyle. Varelse. Tüm insanlığı yok etme kapasitesine sahip olan yabancı bir yaşam biçimi..."