Su

Su
@Sunaysahin
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2020 19:06
Biz iki bacaklı rahimleriz hepsi bu" Margaret Atwood'un başyapıt niteliğinde çok satanlar listesine giren distopik romanıyla sizlerleyim. Var olan sisteme karşı yapılan darbe ile kadınların özgürlüğünün, düşüncelerinin, isteklerinin ve adlarının bile önemsizleşerek  yok sayıldığı bir dünyaya banka hesaplarının aniden  dondurulmasıyla adım atılıyor. Herhangi bir vasfı olmayan erkekler de yeni sistem ile bir bakıma yok sayılıyor. (Asker olmayan erkekler) Tek görevleri çocuk doğurmak olan iki bacaklı rahimlerdi onlar ve yanlarına verilen adamların isimleriyle çağrılılardı: Gleninki, Fredinki, Warreninki... Kendi aralarında da belli bir gruba ayrılmışlardı Kadınlar. Sırayla  en üstte doğuramayan  Eşler, bir altta evlat edinilmiş kızlar, ev işleriyle ilgili yetenekleri sayesinde kolonilere gitmekten kurtulan Marthalar, damızlık kızları eğiten Teyzeler,  erkeklerin keyfini bekleyen fahişeler ve teyzelerin bir üstünde hayattaki tek amaçları bir üst sınıf için çocuk doğurmak olan ve romanın da anlatıcısı  olan Fredeninki (Offred)  gibi damızlık kızlar vardır. . Sorgulamadan, karşı gelmeden kendine verilen görevleri âdeta bir robot gibi kayıtsızca yapan kadınların bu hayatını  günümüze uyarlayınca birçok anlamda yabancı gelmiyor. Tıpkı bizdeki gibi erkeklerin gerisinde  duran, varlık nedenleri doğurmak olan, söz hakkı olmayan, içkiliydim veya namusumu temizledim vb gibi türlü bahanelere sığınılarak  cinayete kurban giden kadınlar gibi... Ne diyelim halimize şükredelim. En azından kitaptaki kadar zor değil hayatımız.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2020 61. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2020 13:42
Çukurovada bir kasaba... öyle bir kasaba ki kaçakların, eşkıyaların,  ağaların boynunda  istiklâl  madalyası... İnsan emeği sömüren, memurları kul eden, köylüyü köle gibi kullanan ağalar ve ağızlarında da : Süphanallah! Sübhanallah! Süphanallah! Kendileri gibi düşünmeyen, ağalara düşmanlık eden  servet düşmanları da Guminist! Tüm kasaba sıtmadan kırılır, her yıl onlarca çocuk ölür, kimin umrunda.. Para var işin ucunda. " Bir iki adamın kazancı için bu kadar insan sıtmadan ölür değil mi?  " Ölür efendim".   Kasabaya yeni mezun  idealist bir kaymakam gelir ve paşalar gibi karşılanır.   "Gözümün çiçeğini ye, Gaymakamım" diyordu. " Gözümün yağını ye oğul.."  Parmağında nasıl oynatacaklar yoksa?  Tabi gerçekler  ortaya çıkıp ağaların  köyün içine bile çeltik ektiklerini duyunca kaymakam,   köylülerin yanında ağalara karşı mücedele eder. Ama ağalar inatçıdır. Ne yapıp edip dediklerine getirtecek kaymakamı. Ekmeğine çekirge, evine akrep... Daha yeni yetme hiçbir şeyden habersiz kaymakam da kimmiş! Bu kasaba ki otuz beş yılda kırk üç kaymakam değiştirmiştir. Onu mu alt edemeyecek. Onun arkasına da bir teneke bulunur! Her giden kaymakamın arkasında adeta zafer kazanmışçasına teneke çalarak uğurlarlar çünkü. Sonunda ağalar mi galip gelmiştir kaymakam mi? Hissederek ve severek  okudum. Tavsiyemdir.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2020 58. kitabı
Kadınlar mutlaka evlenmeli, bekar kalmamalı(!) Çünkü kadın kısmının bir erkeğin kanatları altında kalması gerekir. Tek başına yaşayamaz, acizdir. Bu nedenle yüreği de yatağı da boş kalmamalıdır. "Aa kızım sana bir koca lazım. Nasıl koca olursa olsun yeter ki sinek kadar kocan olsun başında bulunsun " denilen toplum baskısı hala geçerliliğini korur. Kitabın kapağında da kocanın bir ucubeymiş gibi resmedilmesi de bu düşünceyi doğrular nitelikte. Kocan bir katil mi? Olsun o senin kocan. Seni dövüp aldatıyor mu? Kocanın dövdüğü yerde gül biter. Şükretmelisin, ses çıkarmadan katlanmalısın, iyi davrandığında da sefasını sürmelisin. Çünkü o evin direğidir. Erkek olmak, istediğini yapma hakkı tanır ona. Küçük yaşlarda başlayarak yıllarca ona öğretilen budur. Kadın erkeğe muhtaçtır, onsuz ise bir hiç. . Yazar, bir ayyaşın, bir kapıcının, bir imamın, gardiyanın,yaşlı bir adamın, şairin, sünepe bir adamın ,ince ruhlu bir adamın, bir marangozun... karısı olduğunda nasıl bir yaşantısı olacağını, neler hissedeceğini ve hayallerinin nasıl olacağına dair örnekler vererek yaşadığımız ilişkilere isabetli göndermelerde bulunmuş. Senaryosu defalarca devlet tiyatrolarında sahnelenmiş kitabı bazen eğlenerek bazen de sinirlenerek okudum. Tavsiye ederim. .
Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda BulunsunHatice Meryem · İletişim Yayıncılık · 2008580 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2020 13:17
Üçlemenin son kitabı olan Benim üniversitelerim' de Aleksey üniversite okumak için Kazan şehrine gelir. Fakat bir yandan eğitimine zaman harcaması gerekirken diğer yandan da zorlu yaşam koşullarında çalışması gerekmektedir.Rusyanın çalkantılı yıllarında bütün hayatının üniversiteye dönüştüğünü görür. Gorki'nin üniversiteleri, toplum dışına itilmiş serseriler, devrimciler ve mujiklerdir. Rusyanın geleceğini tartıştığı yıllarda okuma ve öğrenme azmi hala içindedir. Ekmeğini kazanmaya çalışırken düşüncelerini, hayata bakış açısını etkileyecek insanlarla tanışır, siyasal düşüncelerini geliştirmeye başlar. . Onun için hayat insanlığın iyiliği ve yararı için yaşanması gerekirken, çevresinde kötülükten haz duyan, çıkarları doğrultusunda yaşayan insanları gördükçe rahatsız olur. Bu yönüyle dönemin sosyal yaşantısını toplumun yanlış yönlerini değerlendirme fırsatı bulur. Dönemin Rusyasını tanımak için okunması gereken bir eser.
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,9bin okunma
Puan vermedi·435 syf.··
Beğendi
·
2020 56. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 15:37
Otobiyografik üçlemenin ikinci kitabı olan Ekmeğimi kazanırken, birinci kitabın sonunda dedesinin "var git insanların arasına karış..." sözlerinden sonra Aleksey, kuş yakalamaktan , ikonografi atölyesinde, gemide çıraklığa kadar bir çok yerde çalışır. Kitap okumaya gemideki ustasının zoruyla başlar ve bu giderek tutku haline gelir. Kitapta 19. Yüzyıl Rusyasının işçi sınıfının ağır çalışma koşulları, dini değerlerin sorgulanması, insanların ikiyüzlülüğü, sahtekarlıklarına geniş yer verilmiş. Aleksey , ağzından Tanrı lafı düşmeyen dinin gerektirdiklerini benimsemiş(güya) insanların bunun aksine birbirlerini aldatmaları, hırsızlık yapmalarını hayretle karşılamıştır. . Kitaplarda okuduklarıyla gerçek hayatı karşılaştırma eğilimine girmiştir. Yaşadığı hayat kitaplarda anlatılanlar gibi değildir. Kitaplarda hayat daha temiz, daha sevimli ve daha kolaydır. Kendisini bu konuda yatıştıran da daha güzel bir hayatın mümkün olabileceğine dair hayalleridir. . Okuduğu romanların etkisiyle kadınları hayatın en anlamlı en değerli varlıkları olarak görmesi, ( ninesinden, onun anlattığı masallardan ve zavallı çamaşırcı kadin Natalya' dan dolayı) buna karşın insanların ahlaksız davranışları, kadınlara değer vermemesi, şiddet uygulaması, kadınların da artık bu duruma alışarak başka kadınlara acımasız davranışlarda bulunmasından son derece rahatsız olmuştur. Kitabın bir bölümünde "Bu iğrençlikleri niçin anlatıyorum? Bütün bunların geçip gitmediğini, henüz hiçbir şeyin bitmediğini bilesiniz diye...Alabildiğine aşağılık, iğrenç bir yaşam sürüyoruz. Olay budur!" der. Hiç sıkılmadan okuyabileceğiniz tavsiye kitap.
Ekmeğimi KazanırkenMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20188,2bin okunma