Kalbim seni başka tanırdı.
Aklımın çizdiği değil, kalbimin inandığı bir yerden… sanki senin içinde kimsenin görmediği bir iyilik saklıymış gibi.
İnsan bazen birini olduğu gibi değil, olmasını istediği gibi sever ya… ben seni biraz da öyle sevmişim galiba.
Gözlerin başka bir şey söylerken bile, ben kalbime “yok” dedim, “o öyle biri değil.”
Ama insanın kalbi bazen en büyük yalancı olur. Sevdiğini korumak için gerçeği susturur, işine gelmeyeni görmezmiş.
Şimdi dönüp bakınca anlıyorum da; sen değişmedin aslında be… sadece ben seni yanlış yerden tanımıştım…
Kalbim sana başka bir isim vermiş, başka bir yüz yakıştırmış meğer.
O yüzden en çok buna yanıyorum,
Ben seni kaybetmedim aslında biliyor musun?…
Ben kalbimin uydurduğu o güzel yalanı kaybettim.
Vesselam…
Hayatta bazı anlar vardır ki hiç uğraşmak istemeyeceğimiz ikilemlerle karşı karşıya geliriz. Bu ikilemler herkese farklılıklarda görünebilseler de özünde hepsi aynıdır. Bir fedakârlık yapılır ve bir kurban seçmek gerekir: Kişinin kendisi veya başkaları.