Gözde serçe

Gözde serçe
@Sunshine38
“Nice serv-i kâmet ki, kuru bir yaprak imiş Meğer ruhum savrulan bir avuç toprak imiş.”

Gözde serçe

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
21/48 kitap - %44 tamamlandı
21 kitap okudu
48 kitap
4.568 sayfa
3 inceleme
37 alıntı
7 günde 1 kitap okumalı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Gözde serçe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
28 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 22:16
·
2026 1. kitabı
Annie Ernaux
8/10 · 2.533 okunma

Gözde serçe

, bir kitap okudu
8/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2025 38. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.6/10 · 6,6bin okunma
Gerçekten Deliren Kim?
Puan vermedi·72 syf.··
2025 35. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 23:34
Altıncı Koğuş bizlere yalnızca bir akıl hastanesinin hikayesini anlatmıyor; daha çok insanın acıyı ancak kendine değdiğinde gerçekten anlayabileceği gerçeğini hatırlatıyor. Hikayeyi okurken en çok hissettiğim şey şu oldu: Toplum, akıl hastanesinin duvarlarının içinde değil; dışında yaşayan kalabalıkta gizlenmiş bir delilik taşıyor. Bu noktada aklıma The Truman Show’daki o görünmez ama her şeyi belirleyen duvarlar geldi. Doktor Andrey’in entelektüel yalnızlığı, hastaların çaresizliği, adaletsizliğin sıradanlığı, yöneticilerin umursamazlığı… Bütün bunlar öyle tanıdık ki, metni 19. yüzyıla değil bugüne aitmiş gibi okudum. Delilik ile akıllı olma arasındaki çizginin aslında toplumun otoriteyle kurduğu ilişkiye göre ne kadar keyfi olduğunu görmek beni en çok sarsan noktaydı. Çehov’un üzerinde durduğu konulardan biri de şu bence: Empati bir erdem değil, çoğu zaman bir imtiyaz. İnsan, güvenli alanından baktığında başkasının yarasını soyut bir fikir gibi algılıyor. Doktor Andrey’in konforunu terk edip acıya dokunduğu anda “delilerle bir” ilan edilmesi ise toplumun ne kadar yüzeysel bir akıl sağlığı kavrayışına sahip olduğunu gösteriyor. Kitap bana şunu düşündürdü: “Acı, teorinin değil deneyimin dilidir.” Ve burada Çehov’un çok sert ama çok gerçek bir noktası var: Altıncı koğuş bir bina değil; toplumun bilinçsizce kurduğu görünmez bir hapishanedir. Çehov insanı dramatikleştirmeden, kelimeleri yükseltmeden, sadece gerçeği göstererek acıtıyor. Kitap bittiğinde geriye şu soru kalıyor: “Gerçekten deliren kim?” Belki de asıl koğuş dışarıdaki dünya; ve biz, o dünyanın sessiz kabulleriyle yaşayan insanlar.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
Sessiz Çığlık
9/10
·112 syf.··
2025 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 21:52
Neval El Seddavi’nin Sıfır Noktasındaki Kadın romanı, bir kadının karanlığın en dibine inip oradan kendi sesini buluşunun çıplak ve sarsıcı anlatısı. Kitap bende öfke, hayranlık ve hüzünle karışık bir güç hissi bıraktı. Çünkü Firdevs’in hikayesi yalnızca bir bireyin trajedisi değil; kadınların yüzyıllardır taşıdığı sistematik yükün kristalize olmuş bir hali. Bu dünyada kadın ve çocuk olmak zaten zorken, özellikle Ortadoğu’da kadın ve çocuk olmak bu yüzyılda bile hala çok daha ağır. Kitabı bitirdiğimde bu ülkede kadın olarak kendimi bir kez daha şanslı hissettim. Çünkü doğduğumuz ülkeyi, dili ve aileyi seçemiyoruz. Firdevs’in çocukluğundan itibaren maruz kaldığı şiddet, aşağılanma ve kullanılma… Ve tüm bunlara rağmen içinde biriken o sessiz direnç. Tam teslim olmuş gibi göründüğü anlarda bile ruhunu koruyan ince bir çizgi var. Romanın en etkileyici yanı bu bence: kaybetmiş görünen bir kadının, kendi değerini fark ettiği anda aslında kazanması. Seddavi duyguyu süslemeden, her cümlesiyle bir “gerçeklik tokadı” indiriyor. Kitabı okurken en çok şunu düşündüm: Bazı yaşamlar öyle bir sınır noktasına dayanıyor ki, ortada kader değil, bizzat bir toplumsal düzen suçu var. Firdevs’in isyanı da tam buradan doğuyor. Onun “hiçliğe” doğru yürüyüşü bir yok oluş değil; bir yüzleşme, bir seçme hakkı. Kitap bittiğinde içimde ağır bir sessizlik bıraktı. Sanki yalnızca bir kadının hikayesini değil, yıllardır üzeri örtülen kolektif bir gerçeği okumuş gibi hissettim. Öfkesi bana geçti, cesareti de. Ve sanırım metnin en iyileştirici yanı şu: İnsan en karanlık noktasında bile, kendine ait bir ışığı aramaktan vazgeçmiyor.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma