“Trendeki Kız” (orijinal adıyla The Girl on the Train) Paula Hawkins qeleminden yazılmış psixoloji triller janrında yazılmış bir romandır. Kitabın esas konusu yaddaş itkileri, travma və qadın psixologiyasıdır
Rachel-in içki problemi, yaddaş itkisi ve duyğusal belirsizliyi oxucunun ona inanıb-inanmamasını çetinleşdirir. Oxucu daim şüphede qalır:
“Bəlke de Rachel günahkardır?”
Bu, romanın psixoloji gerginliyini güclendiren esas struktur elementlerinden biridir. Hem de reallıqla illüziya arasında serhedleri silir.
Kitaba simvolik olaraq başqa ad versek- içsel yolculuq olurdu
Geleceye doğru gederken geçmişden xilas ola bilmeyen bir obrazdır Rachel
Bu, romanın əsas mesajını çatdırır:
-Çox söz danışılır esil mesajlar ise susmuşdu
- Bezen insanların neyi xatırlamadıqları neyi xatırladıqlarından daha fazla şey anladır
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitablar da güvenliydi raflar yüzlerle yıl önce yazılmış tezlerle incelemelerle doluydu ve bu kitablardakı gizemli bilgiler kendilerini çözmeye çalışan her yeni kuşağın çabalarına gülümser gibiydi_
- yalnızlık içinde geçen günlerde sen benim umudumdun kuşğuya kapıldığım anlarda sen benim kayğımdın inanç anlarımda sen benim kararlığımdın
Senin var olduğunu bilmek yaşamın diger adıydı
Hiçkimse o akşam bizim gördüyümüz gibi bir günbatımına şahit olamaz dedi Tıpkı yağmurun çamlara çarptığı bir ikindiye ve ya uyuyan bir çoçuğun huzuruna ve ya dalğaların kayalara vurduğu o sihirli ana kimsenin sahip olamayacağı gibi
Yeryüzündeki güzel şeylere sahip olamayız lakin sevebiliriz Bizler güneşin ikindi vaktinin hatta Tanrı görüntüsünün sahibi olamayız Tanrı kendisini insanlara böyle anlarda gösterir_