Fakat ben kapağına bakılıp seçilecek bir kitap değil, satırlarında kaybolmayı göze almayı gerektirecek karmaşık, devrik, sancılı bir romandım.
Acaba ben Sylvia Plath miyim
Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren
fakat hiçbir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan…
Nazım Hikmet Ran
Ne yapacağımı, bu halin beni nereye götüreceğini sorma, bende artık kuvvet yok, akıl yok, düşünce yok, yalnız aşk var. Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren bir aşk…
Sabahattin Ali 🖋