Fakat ben kapağına bakılıp seçilecek bir kitap değil, satırlarında kaybolmayı göze almayı gerektirecek karmaşık, devrik, sancılı bir romandım.
Acaba ben Sylvia Plath miyim
Eylül kendine tabiatta ilk ümitsizlik ayı, faniliği ilk duyma ayı, ilk faydasız ve elim mücadele arzusu gibi, hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel mazinin hasretiyle ilk boyun bükülen ayı gibi göründü.
Sen gördün mü hiç ölümü?
Onu ben gördüm ve çok istedim,
Bir leke gibi -karanlık-
Dünyaya getirdim ben ölümü, kendimle.
kendimi istediğim kadar
çok istedim ölümü.