İşgal edilmiş hiç bir zihnin,Tanrısı yoktur.
Her yoksul,bir başka yoksul doğurarak sefalete yeni bir rehin verdiği andan itibaren suçlu olur.
Din,köleler içindir.Onlara,yaşamın veremediği teselliyi verir.
OsteoSapiens
Kurtaran da sevgidir, mahveden de sevgidir. Bu nedenle sevgi, diğer tümünün bağlı olduğu en önemli meseledir. Her şey ancak içine sevgi katılmasıyla ya da içinde sevgi bulunmasıyla "bir saatlik zahmete" değerdir, diyebiliriz rahatlıkla.
Ben'in yok edilmesi kişinin yok olması değildir; Tanrı'da ve Tanrı tarafından kurtuluşudur - sevgide ve sevgi tarafından kurtuluşudur.
Nasıl? Bu bir muamma. Ama biliyoruz ki "insan ancak sonsuzluk için yaratılmıştır"; dolayısıyla ne bu yaşam için ne kendisi için yaratılmıştır. Ne için yaratılmıştır? Tanrı'nın Krallığı için - "ve Tanrı'nın her şeyde her şey olacağı bu krallık sonsuz olacaktır.
"Sıkıntı. İnsan için, tutkusuz, işsiz, uğraşısız, uygulamasız, tam bir dinginlik içinde olmak kadar katlanılamaz bir şey yoktur. O zaman hiçliğini, boşvermişliğini, yetersizliğini, bağımlılığını, güçsüzlüğünü, boşluğunu hisseder. Derhal ruhunun derinliğinden sıkıntıyı, karanlığı, kederi, acıyı, küskünlüğü, umutsuzluğu çıkarır."
Herkes ancak istediğini yapar, ancak sevdiğini ister, ancak hoşuna giden ya da kendisine zevk vereni sever. Bu, bizi dünyaya bağlayan şehvet için de, bizi ondan ayıran Tanrı'nın lütfu için de geçerlidir. "İnsan hazlarından ancak daha büyük diğerleri için vazgeçer," diye açıklar Pascal, öyle ki, eğer dünyanın hazlarına göre daha fazla ya da daha güçlü bir tatmin ve hoşluk bulmayacaksa "İsa'nın çarmıhına sarılmak için dünyanın hazlarından asla vazgeçmeyecektir."Tanrı'nın lütfu hazları elimizden almaz; bize daha büyük başkalarını önerir. Buyurmaz: "Büyüler."Zorlamaz; onu alanda "ondan ayrılmanın kendisi için bir üzüntü ve azap olacağı şekilde tümüyle sevgi dolu, tümüyle özgür, tümüyle iradi bir hareket"teşvik eder