Bir de "kirli çamaşırları olmak" diye bir deyim vardır. Benim için o çamaşırlar doğduğum anda kirliydiler ve ben büyüdükçe temizlenmek yerine daha pis ve iğrenç hale geldiler, ta ki her gece milyonlarca farklı cehennemin azabını çekecek kadar kokusu ağırlaşana dek.
Karanlıkta yürür gibiydim, zaman zaman kazara kaplanın kuyruğuna bastım ve bunu sonucunda korkunç bir yaralanma yaşadım. Erkeklerden yediğim dayakların aksine bu yaralar görünmüyordu.