Beynin sınırlarını merak eden okuyucu için son derece besleyici, tibbi ve bilimsel detaylarla doyurucu, özgün hikayesi ile sarsıcı bir roman..
Bizim ruh dedigimiz, aslında beynimizdeki bilinci kastettigimiz olgunun beden ve zamanın cok ötesine gecerek zaman icinde yaptığı astral seyahatler..ve bu seyehatlerde kurulan alternatif bir yaşam..
Epilepsi hastalığı üzerine de oldukca kapsamli bir anlatı bulacağınız kitap sizi sinestezya gibi engin bir okyanusun kıyısına da vurduracak..
Okurken teknik bilgi edinmeyi seven okuyucu icin biçilmiş kaftan..macera yönüyle de surukleyici..
Adam fawer'in efsane kitaplari "Empati" ve "Olasılıksız" size şahane geldiyse, Kayboluş da o lezzeti anımsatacaktır..
Cep kitap boyu da mevcut bu boy okuma sevenler icin..
İle...
Sadece üç harfin payına ne cok anlam düşüyor..
Tek bir kitabın payına ne cok hüzün, hasret, umut, hüsran ..
İle bir şarkı zamanlar arası gidip gelen. .
İle bir hancer ve anahtar..
Cok sey arayan hicbirsey bulamayacak ve beklentisizce çeviren sayfaları herseyi bulacak kendi cebinde..
İle ile, ille tanısmalısınız..
Kanıtlar, kedilerin ilk olarak Mısır'da evcilleştirildiğine işaret
ediyor. Mısırlılar tahıl depoluyorlardı, bu da kemirgenleri çekmişti, kemirgenler de kedileri.
(Yaşadıkları bölge bazı vahşi kedilerin doğal yaşam alanı olsa da, böyle bir şeyin Mayalar'da
yaşandıgma dair hiçbir kanıt yok)
Bunun tam olarak doğru
olduğunu sanmıyorum. Bütün hikaye bundan ibaret degil.
Kediler kemirgen avcısı olarak ortaya çıkmadılar. Sansarlar, yılanlar ve Köpekler daha etkili kemirgen kontrol ajanlarıydı.
Kedilerin birer ruhsal refaketci, birer Dost olarak ortaya çıktıklarını ve bu işlevden hiç saşmadıklarını düşünüyorum.