Hayatın sorusuna cevap arayışım sırasında, ormanda yolunu şaşırmış bir insanın hissettiği duygunun aynısını hissediyordum.
Bu insan aydınlık bir yere giriyor, bir ağaca tırmanıyor ve sınırsız bir mekanı açıkça görüyor. Ama şunu da görüyor ki, orada hiçbir yerde bir tane bile ev yok ve olamaz da. Sonra bir çalılığa giriyor ve karanlığı görüyor, burada da hiç ama hiçbir ev yok.
İşte ben de böyle, beşeri bilimlerin ormanında, matematik ve tecrübi ilimlerin beni uzaklara baktıran ama o taraflarda ev görünmeyen aydınlık yerleriyle, nazari bilimlerin uğraştıkça durmadan karanlığa daldığım ve çıkış yolu olmadığına kanaat getirdiğim karanlığı arasında dolaşıp duruyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bizim yalnızca çok küçük bir zaman diliminde çok küçük bir parçasını bildiğimiz o bütün ve bizce meçhul insanlığın hayatının anlamı nedir?" Ne olduğunu kavramak için insan, önce bu bütün gizemli insanlığın, yani kendini kavramamış olan onun gibi insanlardan oluşan insanlığın, ne olduğunu kavramak zorundadır.
Sanat, edebiyat... Uzun zaman kendimi, başarının ve insanların takdirinin etkisi altında bunlara inandırmayı denedim ki bu, insanın bir gün her şeyi, yani eserlerini ve onların hatırasını yok edecek olan ölümün geleceği gerçeğine aldırmaksızın adayabileceği bir şeydir. Ama hemen ardından bunun da bir aldatmaca olduğunu gördüm. Anladım ki, sanat hayatın bir süsüdür, yaşamaya cezbetmedir.