İtiraflarım

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Orhan Yetkin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 01:49
Inanmak tutunma ihtiyacının verdiği bir eylemdir. Bunun gereksizliğini red eden kişi ve kişiler şunu bilmezler. Dünyadaki hiç birşey sebepsiz yaratılmamıştır. Maslow'unda savunduğu üzere tutunma ihtiyacı fikri bir olgudur. Bunu inkar edense koca bir "cahildir". Itiraflarım ciddi anlamda inancı, var oluşu ve hayatı sorguluyan bir kitap ve çok da iyi bir kalemle dile getirilmiş. Illa okunması gereken bir kitapmı derseniz..kaptığınız gibi okuyun derim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
9/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2023 20:19
Hayatın içinde yol alırken sorguladığınız, hatta bazen anlam veremeyip, bazı zamanlarda o anlamın içinde kaybolduğunuz olmuştur. Varlık nedir, nasıl var olduk, neden varız ve ne olacağız? İşte bu sorularla; o yollarda seyir halindeyken Tolstoy kendini kaybetmiş, aramış, bulmuş ve kendinden sonrakilere çok samimi ve çok kıymetli bir eser bırakmış. Kendimden çok şey bulduğum ve kesinlikle tekrar okumam gerektiğini düşündüğüm bir kitaptı. Mutlaka okunmalı...
Felsefe-Düşünce
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
Tolstoy
Puan vermedi·93 syf.··
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 12:15
İtiraflarım adlı bu eser bütün acılarını, çalkantılarını ve çatışmalarını bizzat yaşamış hakiki bir yazar olan Tolstoy tarafından kaleme alınmıştır. Tolstoy İtiraflarım adlı eserinde yaşamın anlamını bütün derinliği, ağırlığı ve son derece güçlü bir ruhun iç dünyasıyla anlatmıştır. Bu ruh, içsel enerjisinin bütün gücüyle şahsına ve inançlarına şekil veren ışığı bulmaya çalışıyor; soyut, bilimsel ve rasyonel araştırmalarla Tanrı’ya ve hakikate varmaya çalışıyor. Bu eserde cevabını bilmesek de Tolstoy’un ölümüne kadar yaşamın anlamını arayış içinde olduğu yargısına varabiliriz. Onun yaşamına damga vuran şey bulmaktan çok aramaktır. Ve yaşam sorusunu sormak bu soruyu cevaplamaktan çok daha önemlidir!
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
9/10
·93 syf.··
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 09:38
bir oturuşta okuyup bitirmesi zor bir kitaptı benim için. tolstoy'un düşüncelerine ve hislerine benzer durumları kısa bir zaman önce deneyimlemiş olmamdan kaynaklı olduğunu düşünerek her gün azar azar okuyup bitirmeyi tercih ettim. özellikle varoluşçu yaklaşım perspektifinden baktığımızda deniz derya yorumlar yapılabilecek bir kitaptı, kitabın başından sonuna kadar viktor frankl'ın insanın anlam arayışı kitabında yazdıkları zihnimde döndü durdu. ufkumu açan şahane bir eserdi.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
8/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2019 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2019 14:47
İtiraflarım; Tolstoy’un son derece özgün ve etkileyici bir metin olmasının yanında, ölüm, toplum, varoluş, inanç, din gibi konuları esas almıştır. Tanrıyı arama süreci, hayattan bıkışı, felsefī eleştirel sorgulamalarıyla, yazarın hayatı, kendisini, yaşama amacını sorguladığı bir iç hesaplaşma niteliğinde olan bu eserin sindirilerek okunması gerektiğini düşünüyorum. Hayatın anlam ve değeri üzerine yazılmış değerli bir eser...
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2020 7. kitabı
Kitabın ana düşüncesi iki soruyla karşımıza çıkıyor, Niçin varım? Neden yaşıyorum? Kitabın tamamında bu sorunun cevabını arıyor yazarımız. Kitabın başında yazarın hayatını anlatırken bu sorulara cevap bulamadığını belirterek kitaptan bu sorulara cevap alamayacağız belli olmuştur ama kitabı okuyunca tolstoy bu sorulara cevap bulmaktan daha çok aramayı sevdiğini görüyoruz. Bu arayışları bir çok alanda sürüyor , ömrünü tamamlayana kadarda böyle devam ediyor.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
10/10
·93 syf.·
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Vayy Tolstoy amca vayy. İtiraflarım deyince, zengin bebesi iken sürmüş olduğu sefahatın igrencliklerini anlatıp bir tür günah çıkaracak sanmıştım. Şu 93 sayfa hiç beklemediğim şekilde başladı, gelişti ve sonlandı. Benim için tam bir sürpriz oldu . Tolstoyun Edibliğine, Edebiyatına en ufak bir sözüm olamaz, haddim değil. Konuyu o kadar güzel bir şekilde, yalın , olarak işlemişki hayran oldum. Itiraflarımın konusu ; Tolstoy ' un varoluşsal soru ve sorunları. Spoller verme korkusu beni bağlıyor. Lal oluyorum resmen.Kurgusu, mantık yapısı, araştırmaları, çevresine ve kendine bakışının psikolojik tahlili ,bunu da bize sunuş biçimi çok hoş. Aydın bir egitmen olarak görüyor kendini kimi eğitecek , zavallı bir şey bilmeyen halkı. Lakin öyle bir hale geliyor ki, o halk kendisini eğitiyor. (Bu spollere girmez değil mi ?) Bilim,Inanç,Tanrı ve şeriatini elinde tutan kilisesi , ve tabii ki Halk üzerinden varoluşsal soru ve sorunların resitaline davetlisiniz. Varoluşsal bunalım yaşayanlar, sizler bu yolda giderken, bir kaç kere gidip gelmiş bu şeyhinizin tecrübelerini, kanaatlerini göz ardı etmeyin derim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
9/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 10:58
Bugün hayatımızda çok önemli bir yer tutan inançlar üzerine ne kadar düşünüyoruz? Yaşamak için olan isteğimiz acaba inançlarımızdan mı kaynaklı? Niçin yaşıyoruz? Amacımız ne? Eğer ki bu kadar başarılı olan bir yazar bile hayatta hiçbir şeyi başarabildiğini düşünmüyorsa başarı nedir? Hayatın anlamı nedir? Niçin? İyi de ne olacak? Ne işe yarayacak? gibi sorulara cevap vermek mümkün müdür? Peki cevap vermeden yaşanabilir mi? * Tolstoy öncelikle yazarlıkla hayatın anlamını bulabileceğini düşünmüş ancak yazdıkları yeterli olmamış sonra aile hayatının yeterli olacağını düşünmüş ama o da soruları beraberinde getirmiş ve yeterli olmamış. Tolstoy “ Güzel, Samara eyaletinde 6000 dönüm arazin, 300 altının olacak, peki sonra?, Çocukları nasıl eğitmem gerektiğini düşündüğümde kendi kendime soruyordum niçin?” gibi sorular Tolstoy’un ne kadar çok hayatı, yaşamayı, yaptıklarımızı ve anlam arayışını sorguladığını göstermektedir. Yine Tolstoy’un “ sorular hayattaki en önemli, en derin sorular ve ben bunları istediğim kadar düşüneyim hiç ama hiç çözemem, sorular beklemezler cevap isterler, insan cevap bulamazsa yaşayamaz, bir cevapta yok işte” demesi Tolstoy’un yazarken ki karamsar dünyasına ışık tutmaktadır. Fakat Tolstoy umudunu da kaybetmemiştir, hala arayışı devam etmektedir ve çabalarını sürdürmüştür. Bu nedenle hiçbir zaman intihar etmemiştir. * Kitap aslında Tolstoy’un kendi içindeki düşüncelerini, çelişkilerini, inançlarını tartışırken kendimizi de sorgulamamıza sebep oluyor. Hepimizin zaman zaman aklına gelen -neden yaşıyoruz, bu hayattaki amacımız ne- sorularını sesli olarak sormuş ve nasıl, nerede çözüm bulmaya çalıştığını oldukça detaylı olarak anlatmıştır bunu yaparken hayatına değinmiş, yazma sebeplerini ve yaşama sebeplerini, inanç sistemini itiraf etmiştir.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2020 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 01:20
Yaşıyoruz elbet ücralarda bir yerde. Fakat sorgulamıyoruz. Nasıl öğretildiyse sormadan kabullenip devam ediyoruz hayat denen belaya. Ömrü hayatımızda hiçbir şeyi sorgulama eylemine kalkışmazken sevgiyi sorgulayasımız gelir. En son olması gerekirken. Sorular bırakmamış Tolstoy'un peşini. Bir soru diğer soruya kancasını atmış ömrü boyunca. Düşündükçe kendini bulmanın, hayatın anlamını öğrenmenin peşinde. Tüm sorular ve alınamayan cevaplar intihar düşüncesine kadar sürüklemiş. Anlam vermeye ve bir yola koymak zorunda bir yerden sonra. Başka türlü sorarak cevap aramış yıllarca. Bu zaman kaybının gerekliliğini çok düşündüm kitap boyunca. Hayat telaşının içinde ne kadar biliyoruz hayatımızın anlamını. Mesela bizim bu kabullendiğimiz hayat tam bir belaysa? belkide. Tatmin edici sebeplerimiz var, yaşarken. Bu sebepler hiç değişmiyor. Saklanıyoruz bu cevabın arkasında. Bunun sorusunu bulup cevabını aramak isterdim. Doğru dürüst yaşamak için değmez miydi yılları feda etmeye? Ama hiç olmak korkutuyor gerçekten de insanı. (Bu 'hiç olmak' tabirinin popüler olmasıyla çok da derinleştirilmediğini düşünüyorum artık.) İnanç en önemli özgürlük. İçte bitiyor çünkü. Bedeni kilisede ruhu camide olmanın verdiği özgürlüğü başka şekilde bulamayız. İnananlar yaşayabilenlerdir. Yabancı dilde olan bir kitabı anlamanın en önemli şartı çevirisidir muhakkak. Bu kitabın da çevirisi muhteşem. Dilini anlaşılabilir, en sade şekilde tutmuş. Okunması, okutulması, üzerine konuşulması gereken bir kitap..
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 53. kitabı
Tolstoy okumaya “İnsan neyle yaşar?” Kitabıyla başlamıştım fakat “İtiraflarım” kitabını okuyunca keşke Tolstoy’u tanımaya bununla başlasaydım dedim. Yazarın hayata yüklediği anlamı yaşamını en içten duygularla aktarmış. Ayrıca kitabı okudukça Tolstoy ile kendinizin hayata duruş şeklinizin, insanlara, dine, bilime, kendinize bakışınızın ne kadar benzediğini kavrıyorsunuz.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 201729,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.