Bir solukta okuyabileceğiniz inanılmaz sürükleyici bir kitap. Korku insana neler yaşatır, neler yaptırır.
Stefan Zweig’in kaleme aldığı Korku kitabı, mükemmel bir eşi, iki çocuğu ve lüks hayatı olan saygın bir kadının bu hayattan sıkılmasıyla başlamaktadır. Yaşadığı hayattan sıkılan bu kadın hayatında yeni heyecanlar istediği için gayrimeşru bir ilişkiye girer. Yaşadığı her şeyi eşinden, çevresinden zekice sakladığını sanan kadının karşısına bu yasak ilişkiden haberi olan bir şantajcı çıkar ve kadını tehdit eder. Kitap böylece sürükleyici akışına başlamış olur.
İlerleyen bölümlerde kadın, hem şantajcıyla uğraşırken hem de ailesine bir şey belli etmemeye çalışır. Böyle bir durumun içine düşen kadın giderek içinde büyüyen kahredici bir korkuya kapılır. Stefan Zweig’ın kitaplarından Korku; insanın içine atmış olduğu utanç verici deneyimleri ve pişmanlıkları okuyucusuna hissettiren bir eserdir.
Toplumumuzda aldatmak denilince çoğu zaman akla erkeklerin aldattığı gelir. Hâlbuki aldatmak bir cinsiyete bağlı değildir. Bu tam anlamıyla herhangi bireyin sadakat eksikliğinden kaynaklanır. Biri karşısındakini aldattığı takdirde karşısındakine geri dönülemez güven eksikliği yaşatır.
Günümüzde sadakatsizlik ve aldatmak dikkat çeken başlıklar değildir çünkü toplumumuzda her şeyi normalleştirdiğimiz gibi bu konuları da normalleştirdik. İnsan ilişkileri bizim düşünce tarzımıza ve kişiliğimize derin etkiler bırakır. Güven eksikliği yaşayan herhangi biri hayatı boyunca doğru insana güvenemez. O yüzden yaşadığımız ve yaşattığımız duygulara dikkat etmemiz gerekiyor. Unutmayın ki duygusal yaraların iyileşmesi zordur hatta öyle yararlar var ki hiçbir zaman iyileşmez.