Hakikatleri lafızlardan elde etmeye çalışan kimseler, kimi zaman şaşkınlığa düşer de lafızların çokluğundan dolayı manaların da çok olduğu vehmine kapılır. Hakikatlerin kendilerine açıldığı kişiler ise manaları asıl, lafızları da bunlara tâbi olarak kabul ederler. Zayıfların işi ise bunun tersidir; onlar hakikatleri lafızlardan elde etmeye çabalarlar. Her iki fırkaya şu âyetle İşaret edilmektedir: "Yüzüstü kapanarak giden mi daha doğrudur, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik giden mi?"