"Ey kalbim! Ölüm ve sonrasını düşünmekten kaçınarak ne kadar da ahmaklık ediyorsun! Onları hatırlamak seni incitiyor, ama gerçek acıları küçümsüyorsun. Eğer onları hatırlaman bile seni böylesine rahatsız ediyorsa, bizzat yaşadığında nasıl dayanacaksın? Ölüm ve sonrası yalnızca bir tasavvur iken bile tahammül edemiyorsan, nasıl olur da gerçekte onlarla yüzleştiğinde sabredebilirsin?"
Bu konuda Ca'fer es-Sadık şöyle demiştir:
Allah Teâlâ, rızasını itaatlerin içinde gizlemiştir. Bu yüzden, en küçük bir itaati bile küçümsemeyin! Çünkü belki de Allah'ın rızası ondadır.
Gazabını günahların içinde gizlemiştir. Bu yüzden, en küçük bir günahı bile hafife almayın! Çünkü belki de Allah'ın gazabı ondadır.
Velayetini (dostluğunu) kulları içinde gizlemiştir. Bu yüz-den, kimseyi küçümsemeyin! Belki de o kişi, Allah'ın velisidir.
Duasına icabetini duaların içinde gizlemiştir. Bu yüzden. duayı terk etmeyin! Çünkü belki de kabul edilen dua, o dua-dır
Bazi alimler şöyle demiştir:
"İnsanın içine gelen keder ve üzüntü, çoğu zaman günahlarının kalpte bıraktığı karanlığın bir sonucudur." Aslında bu kişinin hesap günü karşılaşacağı dehşetli anları kalben hissetmesidir.
Tevhidin kemali ise, bütün işleri yalnızca Allah'tan bilmek ve her şeyi O'na bağlamaktır
Bunun alameti de , başına gelen olaylardan dolayı hiçbir insana kızmamaktır. Çünkü aracılara değil, sebeplerin yaratıcısı olan Allah'a bakar.