Suzan

Puan vermedi·304 syf.··
2018 1. kitabı
Kitabın yazarını uzun bir süre takip ettim.Paylaştıklarını ve birkaç videosunu,gittiği programların bazılarını izleme fırsatı buldum. Kendisinin ses tonunu, üslubunu,insanları motive etmesini, Allah'a yönlendirmesini, özgüven ve güç verecek konuşmalarını,kişisel gelişime katkı sağlayacak güzel bir yazar ve güzel bir hanımefendi olduğunu düşünüyorum. Ancak içsel bir his mi diyelim bilemiyorum ama kitap ile ilgili kafama yatmayan birkaç husus oldu. Birincisi Melekler ile iletişime geçerek onlarla bağlantı kurmak ile ilgili yol gösterici ifadelerde bulunulmuş. Meleklerle iletişime geçerek onlardan yardım isteyin diyor yazarımız. Benim de bu konu ile ilgili şüphelerim olduğu için kendisine yazdım. Kur'an-ı Kerim'de bazı özel hallerde peygamberlerin ve bazı kimselerin meleklerle diyaloğundan bahsedilir. Bunun dışında bir kimsenin meleklerle konuşması,onlardan yardım istemesi mümkün değildir. Bu türden bir anlayış İslam dininin melek inancıyla izah edilemez. Böyle bir iddia, İslam inancının esasını oluşturan Allah'ın birliği(tevhid) ilkesine aykırıdır. Diye yazdım.Çünkü bir istekte dilekte bulunulacaksa şayet bu aracısız Allah'tan istenir diye düşündüm. Tuğçe Hanım da bana şu cevabı verdi: Her şey Allah'tan isteniyor meleklerden değil. Kitap zaten bunu anlatıyor. MELEKLER Allah izin verirse insanla bağ kurabilir. Zaten kayıt melekleri var. MELEKLERLE ilgili çalışmalar zaten his ve enerji üzerine. Zaten onlar boyut dışı. Ben bunları 6 sene önce cevapladım. Şeklinde cevap verdi. Ancak yine de tatmin olmadım. Bu konu hakkında bilgisi olan var ise beni aydınlatırsa sevinirim. 2. bir husus ise ritüeller,olumlamalar, sayılı dualar. Yazarımız aşk, bereket,bolluk konu başlıklı bir takım ritüellerden ve telapati kurmaktan bahsediyor. Ritüellerden mesela en kısalarından bi
Din
Ol Der ve OlurTuğçe Işınsu · Feniks Kitap · 2016890 okunma
Suzan
Tuğçe hanımın duruşundan ben sadece şunu anlıyorum;bu kadar ahmak olursa ben daha çok ekmek yerim bu işten.Bende de Allah korkusu olmazsa bu kitabın alâsını yazarım.Herkes yazar,açın pıyasadaki dua kıtaplarını,altına da yazın şu şunun için oldu bitti.Islamla alakası olan bir kadın önce edepli giyinir,tesettürden bahsetmiyorum,teşhirden bahsedıyorum.Kadın resmen dalga geçiyor,kulaktan dolma dın bılgısı olanlar,çalışmadan para kazanmak isteyenler de soluğu bu gibi ehlıyetsiz insanların yanında alıyor.Müstehak insanlara dıyorum ve Oğuz Atayı saygıyla anıyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2019 55. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2019 10:30
Vadideki Zambak’ı ikinci kez okudum. İlk okuyuşumda özellikle kırlardaki çiçeklerin anlatıldığı kısımlarda betimlemelerin fazlalığı nedeniyle rahatsız olmuştum. Dahası Balzac’ı betimlemeyi abartan bir yazar olarak değerlendirdim. Ve bu sitedeki bir yorumda bu rahatsızlığımı paylaştım. Belki bunda daha önceki okuduğum çevirinin de payı olabilir. İkinci okuyuşumda Kübra ‘ nin Klasikler ve Çevirmenler iletisini (#26528064) dikkate alarak İş bankası Yayınlarından Volkan Yalçıntoklu çevirisiyle okudum. İncelememe başlarken Sait Faik’le ilgili bir giriş yapmaya çalışacağım. Sait Faik öncelikle: “Ben herhangi bir ḳāriʾ değilim, yazar okuyucuyum” diyor. Daha sonra ise bir yazardan bahsedildiğini duyunca: “Ondan yazar olmaz, daha balık çeşitlerini bilmiyor” diyor. Dolayısıyla, kitap yazı ve şiir atölyesinde ders konusu olarak verildiği için; ikinci okuyuşumda kurguyu takip ederek, nasıl yazıldığına, cümleleri kurma şekline, anlatım diline, gizli ve açık mesajları nasıl yerleştirdiğine dikkat ederek okumaya çalıştım. Bu kadar farklı iki sonuca nasıl ulaştığıma hayret ettim ve kitaba hayran kaldım. Ortalamamın çok üzerinde paylaşımlar yaptım. Demek biz hep aynı insan değiliz. İç dünyamızla ve okuma anındaki duygu ve beklentilerimizle farklı sonuçlara ulaşabiliyoruz. Diğer önemli bir nokta ise; yazarın botanik bilgisi ve kırlarla, çiçek ve aşk üzerine yaptığı benzetmeleri dikkatle okudum. Ve Sait Faik’in bahsetmeye çalıştığı bu olmalı diye düşündüm. Tanpınar’ın musiki eşliğinde hikâyeyi taşıması gibi burada da demet demet çiçeklerle bir aşk hikâyesi taşınıyordu. Kitap hakkında giriş bilgisi olarak şunu söyleyebiliriz: Vadideki Zambak, 1836 yılında ilk yayınlandığında beklenen ilgiyi görmez ve Balzac’ın o dönemde en az satılan
Edebiyat
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Suzan
Ben de yeni bıtırdım bu kitabı ve bir inceleme yazmak istedim.Sizinkini okuyunca vazgeçtim,gayet güzel olmuş.Kitabı okuyacak olanlara ışık olacaktır.Emeğinize sağiık.