#okudumbitti
#fyodormihayloviçdostoyevski
#YeraltındanNotlar
#140sayfa
Selam kitap canlar.. Aralık ayının ilk kitabını bitirip sıcağı sıcağına şöyle bir kahve keyfi ile yorımlayayım istedim.
Kitapla ilgili ne söylesem az kalacak onun farkındayım. Kitap yeraltı ve notlar isimli iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm yeraltı felsefik yönüyle cümle cümle okunup hazmedilmesi gereken bence harika bir bölüm. İkinci bölümde ise yazar ilk bölümde ortaya koyduğu ve bir hezeyanlar silsilesi gibi görünen şeylerin aslında hayattaki karşılığını gösteriyor. Yazar insanın kendi iç savaşını, iç hesaplaşmasını öylesine güzel ve dürüst bir şekilde ortaya koymuş ki ben tek kelime ile bayıldım.. Geçelim alıntılara değil mi??
"Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır" öhöö öhöö ne desem bilemedim
"Kırk yaşındayım artık, şaka değil, kırk yıllık koca bir ömür, ihtiyarlığın ta kendisi. Kırk yaşından fazla yaşamak ayıptır, bayağılıktır, hatta ahlaksızlıktır" " anammm anammm füze atsaydın dosto amca böyle ölmeyiz
" Herşeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır, gerçek, tam manasıyla bir hastalık" görmedim duymadım bilmiyorum üç maymunu oynamak mutluluktur valla haklı dosto amcam
"insan medeniyete kavuşmakla eskisinden daha fazla kan dökücü olmamışsa bile, en azından daha kötü, daha iğrenç bir kan dökücü olduğu kesindir" ahh ahh birde bu zamanda yaşasan acaba nasıl yorumlardın hayatı
"tembellik bütün kusurların anasıdır. İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan sa yıkmaya, herşeyi kaos haline getirmeye bayılır?" her yıl yeniden ve yeniden yapılan asfalt ve yol çalışmalarına selam olsun
" Evet, hayatta tek gayemiz ıslanmamak olsaydı, dediğiniz doğruydu""
" Çünkü kırk yıl ses çıkarmadan yeraltında otururuz, ama bir