#okudumbitti
#AzizNesin
#ÖlmüşEşek
#171sayfa
Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşşekk....
Nasıl sever, ne çok dinlerdik değil mi bu şarkıyı. Aziz Nesin'in bu kitabını ilk gördüğümde kaybettiğimiz çocukluğumuzla birlikte, katbettiğimiz değerlerimizi düşünmüş acaba nasıl bir eserle karşı karşıya kalacağım diye merak etmiştim. Valla ölmüş bir eşeği herhalde ancak Aziz Nesin gibi bir üstad bu kadar güzel konuşturabilirdi
Şimdi bizim eşek öldü ve tahtalıköyden bize 23 mektup yazdı, bu eserle işte bu mektupları okuyacaksınız desem aklınıza kimbilir neler gelir.. Ama inanılmaz değişik ve birbirinden trajikomik 23 mektupla karşılaşacaksınız bu eserle. Arabanın altında kalması sonrası yaşananlar mı dersiniz, hastaneye götürülme yada bir türlü götürülememe hikayesimi, yoksa morgda yaşanan ve oradan adli tıpba uzanan serüven mi?? Hangi birini anlatmaya kalksam eksik kalır. Aziz Nesin için Peyami Safa şöyle bir cümle kurmuş " Onun müşahede ve tasvirlerinde mübalağa çok, fakat yalan yoktur".. Bize de ancak bu cümleyi alkışlamak düşer. Çünkü Aziz Nesin hiciv yoluyla anlatırken hikayelerini amacı sadece güldürmek değil elbette. Bolca kahkaha attığınız hikayenin sonun da öyle bir cümle kuruyor ki böyle lönk diye kalıveriyorsunuz. Neyse efenim okuyun. Pişman olmazsınız.
"İnsaf kalmamış beniademde/anam ağladı Acıbadem'de" henüz yeni başlıyoruz
"Gördün ya, nasıl dağıttım kalabalığı, dedi, biyerde böyle aylaklar toplanır da onları dağıtmak istersen hemen böyle yardıma çağıracaksın, bir küçük iş buyuracaksın, o zaman, bak gör, kaçan kaçana" yurdum insanı
"Çünkü bu memlekette ancak bin kişide bir kişi yaşar, geri kalanı yaşamaz, ama yaşadığını sanır" o kadar haklısın ki
"Ben bu gürültüde, bir kez daha öldüm.. Ama daha önce ölmüş olduğum için ikincisinin tadını pek çıkaramadım"
"Şu