#okudumbitti
#molière
#Cimri
#104sayfa
Selam kitap canlar. Evlere kapandığımız şu günlerde en güzel şey kitap okumak. Hele bir de okuduğunuz kitap size tiyatroya gitmiş hissi yaşatıyorsa tadından yenmez. Yazarın kalemiyle ilk kez tanıştım. Hayat hikayesinin anlatımıyla başlayan giriş bölümü beni oldukça şaşırttı. Dedim ki bu nasıl bir öfke, nasıl bir nefret.. Öldükten sonra gömülmesine izin verilmeyen, karısının kraldan gizli aldığı izinle defnedilen, buda yetmezmiş gibi sonradan kemikleri bile mezarından çıkarılıp bir kenara atılan bir yazar.. Sanırım kıymeti sonradan anlaşılan, çünkü Shakespeare'dan sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfüs eden oyun yazarlarından diye anılmış...Ben açıkçası diğer eserlerinide merak ettim. En kısa zamanda edineceğim.
Cimri okurken sık sık tebessüm ettiren, bir insan bu kadar da cimri olamaz yok artık dedirten türden bir kitap. Daha doğrusu oyun. Zaten tiyatro içinde genel olarak abartı sanatı denir. Tiyatroya gidenler zaten buna tanık olmuştur. Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Tiyatroyu tiyatro yapan esas unsurlardan biridir abartı.. Ve lezzeti bambaşkadır. Neyse ben okumalarıma ara ara bu tür eserler koyacağım artık. Shakespeare eserlerini aldım bile. Sizde sıkılmadan okumak için eser arayışı içimdeyseniz (ki ben değilim aslında) bu tür eserleri listenize ekleyin derim.
"Bir de şaşırıyorlar nasıl oluyor da oğullar babalarının ölümümü bekliyor diye!" nasıl bir cimrilik varın siz düşünün
"Bir kere bu kız yemez içmez soyundan, öyle yetiştirilmiş" eş seçerken dikkat edilesi bir husus adam haklı dağılın
"Bol yemekli sofralar birer cinayet sofrasıdır. Çağırdığımız insanlara dostluk göstermek istiyorsak, hafif, sade yemekler vermeli ve unutmamalıyız ki, eski bir filozofun dediği gibi, insan yemek için yaşamaz, yaşamak