"Gözlerinde dilin arasına gerili uçurumu seviyorum.
Kekeme özgürlüğünü seviyorum.
Susuşundaki hıncı seviyorum.
Kalbinde ürperen kışı seviyorum.
Ellerindeki bilge zamanı
denizi yağmurdan korumaya çalışan
çocukluğunu seviyorum.
Alnın masamızda dört mevsime ufuk
dudaklarında titreyen zamanı seviyorum.
Yürüyorsun ya kalabalık
dönüp bir daha bakıyor kendine
boyunda çiçeklenen yedi rengi seviyorum
Her damlası ayrı bir hayat, ne bilsin yüzüne düşmeyen gözlerindeki yaşı seviyorum.
Beni uzaklaştırmaya çalışırken aklından geçenleri seviyorum.
Kalbinden gövdene yürüyen utangaç karıncayı seviyorum.
Ses nasıl menevişleniyor susunca ağzında
ağzından gelecek her sevinci, her azabı seviyorum.
Gece ışıklarından topladığın o evler esrarını seviyorum.
" Çocukken anlamını bilmediğimiz olumsuzlukların aslında olumlu olduklarını yetişkinliğimizde kavradığımız gibi, dünya hayatında şer gibi görünen olayların hikmetlerini de, hakiki hayat olan âhiret yaşamında öğrenecek ve iyi ki bu işler başımıza gelmiş diye sevineceğiz."