Ayşe Akgün

Ayşe Akgün
“Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver..” Mark Twain
Reklamcı
Üniversite
Sylt
268 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
#160sayfa #Edebiyat roman #NewYorkÜçlemesi1.kitap Paul Auster’ın Cam Kent adlı romanı,New York üçlemesi olarak geçen serinin ilk kitabı olup;dedektiflik hikâyesi gibi başlayıp kimlik, gerçeklik ve yazarlık üzerine kafa karıştırıcı bir sorgulamaya dönüşüyor. Ana karakter Quinn, bir gün yanlışlıkla gelen bir telefonla kendini özel dedektif Paul Auster rolünde bulur. Bu andan itibaren Auster, hem karakterin hem de okuyucunun zihninde katman katman açılan bir labirent inşa eder.(Yazarın kendisini katması romanı bence daha da çekici hale getirmiş ve çok iyi göndermeler yapmıştır.Ayrica roman da karısı ve çocuğu da küçük bir rol oynar..) Romanın gücü, gizemli olaylar zincirinden çok, karakterin iç dünyasındaki çözülmede ve gerçekle kurduğu bağın gitgide kopmasında yatıyor. Quinn’in takıntılı şekilde izlediği Stillman, aslında onun kendine, geçmişine ve varoluşuna tuttuğu aynadır. Kim olduğu, neden orada olduğu gibi sorular giderek daha belirsizleşir.Beyin yakıcı sorgulamalarla insanın kafasını karıştırır olay dedektiflikten çıkıp tamamen psikolojiye evrilir... Auster, Cam Kent’te “Ben kimim?”, “Yazar gerçekte kimdir?”, “Kurgu nerede başlar, gerçek nerede biter?” gibi sorularla polisiye formunu altüst eder. Bu yönüyle roman, klasik bir dedektif hikâyesi arayanlar için şaşırtıcı olabilir ama edebi oyunlardan hoşlananlar için etkileyici ve zihin açıcıdır.Sıradışı bu romanı Ben çok beğendim Serinin diğer iki romanı sırada..
Cam KentPaul Auster · Can Yayınları · 20181,618 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ayşe Akgün

, bir kitap okudu
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
Paul Auster
7.3/10 · 1.618 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Tuna Kiremitçi, Perihan Uygur polisiye serisinin devamı olan Kumarbaz romanında bu kez bizi Kuzey Kıbrıs'ın karanlık atmosferine ve İstanbul’un tekinsiz arka sokaklarına götürüyor. Eski milletvekili ve zengin iş insanı (aynı zamanda bir kumarbaz) Alp Soykan’ın Girne’de ölü bulunmasıyla başlayan hikâye, yalnızca bir cinayetin peşine düşenlerin değil; aynı zamanda güç ilişkileri, devlet içi hesaplaşmalar ve bireysel kırılmaların da izini süren bir yapboz gibi ilerliyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Başkomiser Perihan Uygur ve Savcı Yelda Kansu, güçlü ve kararlı kadın karakterleriyle dikkat çekiyor. İstanbul Tarlabaşı’nda meydana gelen bir başka cinayet de Komiser Ayla'nın dosyasına düşüyor. Soruşturma ilerledikçe yeni cinayetler ve beklenmedik intiharlar olayları daha da içinden çıkılmaz hâle getiriyor. Ayla ve Perihan’ın yolları tuhaf ve sarsıcı bir şekilde yeniden kesişiyor… Kiremitçi, polisiye türünün alışılmış sertliğini kendi tarzına özgü yalın ve içten diliyle yumuşatmayı başarıyor. Her karakterin kendine özgü bir yarası, her diyaloğun altında saklı bir anlam var. Kurgu zekice örülmüş; karakterlerin derinliği, anlatımın sadeliğiyle birleşince ortaya temposu yüksek ama aynı zamanda duygusal derinliği olan bir polisiye çıkıyor. Başkomiser Perihan Uygur, benim için artık sevdiğim polisiye karakterler arasında. Erkek egemen bir dünyada,roman baş karakterlerinin bile erkek olduğu bir düzende; sadece olayları çözen değil, aynı zamanda bu yapıya sessiz bir başkaldırı getiren bir figür olması onu daha da özel kılıyor. Yazarın, Perihan karakterini Perran Kutman’dan esinlenerek oluşturduğunu ve ismini bile oradan aldığını daha önceki söyleşilerinde duymuş ve bu detayı çok sevmiştim. Karaktere olan sempatim de bu nedenle daha da pekişti. Özellikle Alp Soykan’ın cesedinin
Polisiye / Gerilim
KumarbazTuna Kiremitçi · Doğan Kitap · 2025302 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
Harry Hole’un en dipte olduğu, belki de artık tamamen kaybolduğunu düşündüğüm bir anda karşıma çıkan ‘Kanlı Ay’, beni hem sinirlendirdi, hem de derinden etkiledi. Nesbo yine yapmış yapacağını Harry Los Angeles da alkolizmle mücadele ederken yaşam ile ölüm içinde kaybolurken, Oslo da ki cinayetleri çözmesi için zengin iş adamı Markus Röed tarafından özel dedektif olarak tutulur..Harry bu teklifi neden kabul edecek? Bu kitapta suçun çözülmesinden çok, bir adamın çözülüşünü de okuyoruz. Her şey Harry'nin geçmişiyle öyle ustaca örülmüş ki, eski kitapları bilen biri olarak her satırda bir ‘ah be Harry gene neler yapiyorsun?!' dedim..Bazı sahnelerde de neredeyse nefesimi tuttum. Bu roman da; aynı davete katılan iki kadının kaybı daha sonra vahşi şekilde öldürülmüş cesetlerinin bulunmasıyla başlayan seri cinayetler, yine zeka dolu tahmini imkansız bir katil profili ama asıl soru şu: Harry, geçmişin yüküyle kendini suçlu hissederken bu sefer kendini kurtarabilecek mi? Kitabı bitirince bir süre öylece oturdum. Bu kadar paramparça bir kahramanı hala bu kadar sevmek, Nesbo’nun laneti galiba Her defasında Harry bu sefer nasıl toparlayacak ?davayı nasıl çözecek ? derken hep bir yol buluyor çok defa yanılsa da düşe kalka sonuca varıyor.. Roman da bir kaç yerde geçen rahip karakteri ne ile örtüşecek derken son sayfa da yeni romanın seri katili olarak baş karakteri olduğunun sürprizini görüyoruz...Şu Nesbo kitaplarını daha çok çevirseler de biz de çok beklemesek iyi olacak Hole candır
Kanlı AyJo Nesbo · Doğan Kitap · 2025209 okunma