Ayşe Akgün

Ayşe Akgün
“Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver..” Mark Twain
Reklamcı
Üniversite
Sylt
268 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Tim Robbins’in,Parfümün Dansı romanında hikâye, hayal gücünü sonuna kadar zorlayan ve sıradanlıktan fersah fersah uzak bir dünyada masal diyarı gibi bir ülkenin kralı Alobar saçına düşen ilk beyaz saç teli ile ölüme kafa tutmasıyla başlayan ana kahramanımız (bir nevi bizim Deli Dumrul)bir anda kendini, kokuların peşinden sürükleyen, tuhaf ve büyüleyici bir maceranın içinde buluyor. Robbins’in karakterleri öyle sıradan değil; her biri sanki ayrı bir romanın başrolü olacak kadar ilginç. Bir yanda burnuyla dünyayı algılayan, kokuların gizli anlamlarını çözmeye çalışan kahraman; diğer yanda gerçeklik algısıyla oynayan, eksantrik ve unutulmaz yan karakterler… Hepsi, birbirine absürt ama tuhaf biçimde yakışan olaylarla kesişiyor.Pan Tanrısı bile bu roman da yerini buluyor Konu, sadece bir “kokunun izini sürme” hikâyesi değil; özgürlük arayışı, arzuların peşinden gitme cesareti ve bazen hayatın en garip anlarında bile güzelliği yakalayabilme meselesi. Robbins bunu yaparken hem ince ince gülümsetiyor hem de fark ettirmeden hayat üzerine düşündürüyor... Kitap bitince bu ne dedim Masalsı,macera dolu,fantastik,mistik,geçmişten günümüze kadar gelen olaylar örgüsü,felsefesi ve bir o kadar gerçekçi ve bilimsel yaklaşımı, aşk ve tutku ile bir düş çorbası sanki..Renkler, kokular, tuhaf diyaloglar ve beklenmedik sürprizler… Hani bazı kitaplar vardır, size “normal”in aslında ne kadar sıkıcı olduğunu hatırlatır ya; Parfümün Dansı tam olarak öyle bir kitap. Eğlenceli, farklı ve biraz da “Ne okudum ben şimdi?” dedirten türden, ama iyi ki okumuşum dedirten bir tat bırakıyor.Ben çok beğendim kesinlikle tavsiye ediyorum
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma
Reklam

Ayşe Akgün

, bir kitap okudu
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Tom Robbins
8.2/10 · 6,4bin okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Kilitli Oda serinin ilk iki kitabın da olduğu gibi, yok olan bir yazarın izini sürerken anlatıcının kendi kimliğiyle yüzleştiği, dostluk, kıskançlık ve takıntı üzerine kurulu; edebiyatla hayatın birbirine karıştığı, finalde ise varoluşun kapalı kapılarını aralamaya çalışan sarsıcı bir anlatım.. Üç kitabın ortak noktası, klasik dedektif hikayesi kalıplarını kullanıp bunları kimlik, gerçeklik, yazarlık ve insanın kendi içindeki bilinmezliğe ulaşma arzusu üzerine alegorilere dönüştürmeleridir. Karakterler kim olduklarını, kendilerini anlatmanın ya da başkasını anlamanın mümkün olup olmadığını sorgular. Hikâyeler ilerledikçe ne anlatıcıya, ne karakterlere güvenebiliriz; gerçek ve kurgu iç içe geçer. New York Üçlemesi, insanın kim olduğunu anlamaya çalıştıkça daha çok kendinden uzaklaştığını, bazen takıntıyla izlediğimiz şeyin aslında kendimiz olduğunu derin, labirentvari bir dille anlatır. Gerçek dedektif hikâyelerinden farklı olarak cevaplar vermez, soruların peşine düşer. Okunması zor, derinliği fazla olan bu üçleme romanı bir Paul Auster hayranı olarak çok beğendim.Bazen karakterler birbirine karışsa da yazarlığın aslında hiç de kolay olmadığını bizler için gözler önüne seriyor..Oluşturdugun karakterin izini sürerken bir bakiyorsun sen sen değilsin o da o değil!.. Merak edenlere tavsiye ederim
Kilitli OdaPaul Auster · Can Yayınları · 2018955 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
Paul Auster, Hayaletler’de kimlik, gözetleme ve varlık sorgulaması gibi temaları ustalıkla harmanlıyor. Karakterlerin hepsi renklerden oluşuyor.Mavi,Siyah,Beyaz,Pembe..Roman da dedektif Blue’nun(Mavi) kendisine verilen gizemli gözetleme göreviyle başlıyor; ancak zamanla gözetlediği adamla arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Auster, klasik polisiye kalıplarını alt üst ederek okuyucuyu varoluşun derin boşluklarına sürüklüyor. Bu romanda ilkinde olduğu gibi (Cam kent) bir dedektif romanı gibi başlasa da aslında insanın kendini takip edişini anlatan felsefi bir metin. Okudukça, karakterlerin birbirine, hatta okuyucuya bile dönüşebileceği hissi doğuyor. Hayaletler, kim olduğumuzu sandığımızla kim olduğumuz arasındaki uçurumu sorgulatan kısa ama etkileyici bir hikaye
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma