dile getirdiğinde uçup gidiyor ama yazıya döktüğünde gülünç görünüyor.
Bu yüzden,
sözcükler yok,
sesler yok.
Söylenecek bir şey yok, sessizlik.
Susmak ihanet değil, ona sadık kalmak, çığırtkan bir şiirselliğin ardına saklanmaktan çok daha sadık...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şey çift yaratılmıştır. Her şey başka bir şeyin kopyasıdır. Özgünlüğü aramak bayağı ve nafile bir şeydir, zira hepimiz öyle ya da böyle aynı hayatı-hangi hayatı?- yaşarken, herkes kendisinin biricik olduğuna inanır. Kim bilir. Bize emanet edilen bu hayat süresinde, o ya da bu şekilde, aynı insanı severiz - hangi insanı? Kim bilir.
Dolayısıyla her şey bir dejavudur ama bu gerçek ya yok sayılır ya da inkâr edilir.
Ah, gece bu anda, tan vaktinden, sabah ezanından önce böyle muallakta kalabilse... Artık ne gün olsa ne de gece.
Hiçbir şey var olmasa. Ne geçmiş ne de gelecek.
Zaman dursa.